Reklam çubuğunu görmek istemiyorsanız ve daha hızlı olmak istiyorsanız lütfen bu adresimizi kullanın..

Ve Adem Yaratıldı !.. Ama nasıl ?

// 28 Eylül 2007

Uzun yıllar Yaratılış - Evrim çatışması içinde yetişti nesiller… Din Dersinde Adem’i, Biyolojide Maymun’u ata olarak öğrendik!.. Ülke, evrimciler ve yaratılışçılar diye ikiye ayrıldı. Evrim savunmayı çağdaşlık addedenler, yaratılışa inananları örümcek beyinli olmakla suçlarken; diğer taraf evrimi dinsizliğin işareti saydı.

Bilimsel çalışmaların ivme kazandığı şu dönemde artık ikisi de tatmin etmiyor genç beyinleri. Düşünen beyinler, “Nasıl oluştuk?” sorusunun kapsamlı, öz, ama net bir cevabını arıyor. Bu cevabın Kur’an- Bilim ekseninde yeni bir açılım sunması kaçınılmaz bir ihtiyaç..

Vaizlerin anlattığı üzere; “Ötede bir Tanrı elinin meleklere emir verip çamur kardırması, sonra da püf diye ruh üflemesi ile ayağa kalkan” yaratılış anlatımı, kimseyi tatmin etmiyor.
Evrim, Darwin’in dediği çizgide maymuna endeksli haliyle oldukça sevimsiz!

Mevlana-Erzurumlu İbrahim Hakkı ve İbni Arabi gibi büyük zevatın eserlerinde aşamalı bir dönüşüm farklı biçimlerde yer alıyor. Kur’anın derinlemesine nüfuz edilirse orada da bazı imgeler var.

Evet dostlar;
Gelecek nesiller de bizim gibi ikilemli mi yetişsin?
Yoksa işi bilenler, ehli olanlar, sırrına varanlar tatmin edici, çağdaş, bilimsel ve de Kur’anın Ruhuna ters düşmeyen yeni bir açılımı derli toplu takdim edecekler mi?..

Düşünen ve Özünü arayan tüm dostlara soruyorum:

NASIL OLUŞTUK?!…

Vefa CEYLAN
www.yorumsuzblog.net.tc
vefa_ceylan@hotmail.com

Kategori: Vefa Ceylan

Bu Yazıyı yazdır Bu Yazıyı yazdır


8 Yorum >> “Ve Adem Yaratıldı !.. Ama nasıl ?”

Bu yazı için yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden Geri izleme yapabilirsiniz.
  1. AHHA Yazmış:

    İnsan (Homo sapiens) türü, maymunlarla ortak bir atadan türeyerek yeryüzünde büyük Beyni, maharetli elleri ile yayılmıştır.

    Âdem ise her devir yaşayan insanlar arasında melek(e)lerini açığa çıkartıp KENDİne (ÖZüne) secde ettirerek, TEKliğini, Halifeliğini, Cenneti yaşayarak, Cennet’te yaratılmış olmuştur.

    Homo sapiens’in ortaya çıkışı geçmişte olup bitmiştir.

    Kur’anda anlatılan Âdem’in HALİFE olarak atanması ise her devirde gerçekleşmekte olandır. Kur’an geçmişin hikâyeleri bütünü değil, her an yürürlükte olan Sistem’in misallerle anlatımıdır.

    AHHA


  2. Gül Yazmış:

    Buhar yoğunlaşınca su olur, su yoğunlaşınca buz olur… Buz ısınınca su olur, su kaynayınca buhar olur. İki ayrı şey yoktur sistemde. Dönüşüp dururlar.. Buzun da, suyun da, buharın da kimyasal formülu aynıdır. Değişim sadece fizikseldir. Bedenin de, ruhun da kimyası (kaynağı) aynıdır. Kimyasal değil ama fiziksel bir dönüşüm vardır; İnsandan Adem’e, Adem’den insana.

    “O, insanı bir alekadan (embriyodan) yarattı (Alak suresi,2. ayet, Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır tefsirinden).
    “Ve Âdem’e isimlerin hepsini öğretti, sonra onları meleklere gösterip: “Haydi davanızda sadıksanız bana şunları isimleriyle haber verin.” dedi.”(Bakara suresi ,30. ayet,Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır tefsirinden).

    Sonuç olarak insanın embriyodan, Adem in ise Rabb tarafından öğretilen (düzenlenen) isimlerden yaratıldığını anlıyorum. İki ayrı varlık olmayacağına göre bir dönüşüm söz konusu ise Adem latif bir ortamdan fiziksel bir değişim sonucu (Rabbin öğrettiği isimlerden ilgili ismin işlevi gereği) yoğunlaştırılmış bir hal aldı. . .


  3. bir'ol Yazmış:

    Kur’an’ın hangi ayetinde Adem’in ilk insan olduğu yazıyor ki? Adem insanlığın biyolojik atası olsun!.
    Hangi maymun, bir lahza olsun maymunluğundan çıkabilmiş ki? Maymunlar insan olsun!.

    Sanırım Kur’an’da, Adem ve Havva kıssaları insanın biyolojik yanını değil şuursal yanını mecazi şekilde anlatıyor. Ve yine Kur’an’da, Adem ve Havva’ya hitaben ‘’sizi orada güneş yakmaz, susuzluk ta çekmezsiniz” hitabı vardır. Bu ayetler onların ALLAH’IN ARZINDA? yaşayan biliçler olduğunun kanıtıdır. Demek ki biyolojik olarak bir Adem ve Havva düşünmek yersiz..

    Maymuna gelince.. Gerçek evrim teorisinde, bir tür diğer bir türe dönüşmez! Ama bir tür kendi özünde zamanla değişim gösterebilir. Örneğin bir karga, gidip te balıklaşamaz! Ama bir karga, kendi özünde devamlı yenilenebilir, kargalığını yitirmeden!..

    Evrim yenilenmedir, değişim değil!!!!..


  4. AHHA Yazmış:

    Evrenimizde, ötedeki(lerin) sihirli sopasıyla meydana getirilen, fizikokimyasal kanunları ihlal eden olaylara yer yoktur, her şey bir aracı ile meydana getirilmektedir.

    Bu nedenle Evrim süreci biyolojik canlılığın yaratılışın ta kendisidir. Bunu anlayabilmek için doğaya duygularımızla değil de, aklımızla (yorumsuz, tepki katmadan) bakmamız gerekir. Böylece, Evrim sürecinde ortak bir atadan geldiğimiz maymunların sevimsiz değil, sistemde yeri olduğu görülebilir ve bu fiziksel sürecin bâtındaki anlamı da bizlere açılabilir.

    Halife olma potansiyeli ile açığa çıkan insan türü de geçmişindeki maymunluğu (taklitçiliği) bırakıp ÖZ kimliğine İnsanlığına doğru mânevi dünyasında alacağı düşünsel mutasyonla (!) Evrimleşebilir.


  5. Vahdet BÜLBÜL Yazmış:

    Vefa Bey,

    …İnsan ayrı insansı ayrı maymunlar ise tamamen ayrı.Yetenek varsa neden bir bölümü değişti diğerleri aynen kaldı.Evrimleşme türler arasındadır.Yaşadığı ortama göre kendi şeklinide bazı değişiklikler yapabilir.Ama burada bir türden bahsediyoruz.Hem de yaratılanların en güzeli olan İNSAN dan.İnsan ile insansı lar ve maymunlar arasındaki fark ortada….Bunu kimse inkar etmiyor edemezde.
    Kur’anda insan için Bakara suresinde meleklerin bir itirazı vardı bakara-30.Hani Rabbin meleklere: “Muhakkak Ben, yeryüzünde bir halife var edeceğim” demişti. Onlar da: “Biz Seni şükrünle yüceltir ve (sürekli) takdis ederken, orada bozgunculuk çıkaracak ve kanlar akıtacak birini mi var edeceksin?” dediler. (Allah:) “Şüphesiz sizin bilmediğinizi Ben bilirim” dedi.
    Meleklerde insansıları benzerliğinden dolayı itirazları vardı.Ama yaradan başka bir tür yaratıyordu.O ana kadar yarattıklarının hiç birine vermediği bazı özelliklerinide ekleyerek.Yaradan yaratıklarını izleyecekti yarattığının gözünden.O yüzdendirki halife yaptı.
    Son olarak mutasyon türler arasındadır.Türden türe geçiş yaratanın ilmine ve yaratılanın fıtratına uygun değildir.


  6. savaş Hacıoğlu Yazmış:

    Hangi Adem’den bahsediyoruz. Var olan yakın bugünün Adem’inden mi, yoksa binlerce yıl önce yaşamış çiftçi Adem’den mi?.
    “Seni yoktan var eden Allah”. “O, dilediğini seçer yaratır”. “Ey iblis İKİ ELİMLE yarattığımı anmaktan seni alıkoyan nedir”.
    Kelamullah da eğrilik olmaz.
    Eğrilik onu anladığını Zannedendedir.
    Öyle ya beni seçip yaratması için bile, yiyen, içen gidip gelen bir biyolojik insan olarak var olacağım ki, o yokluktan, o Allah’ı bilmeden yaşanıp geçen hiçlikten onun lütfuyla kurtulayım. “Seni, yoktan var eden Allah” diyor. O zaman ben milyarlarca yıldır var olacağım ki, yedi bin yıl önce yoktan var edilmiş Adem gibi Hakikatten nasibimi arayayım. Her ben-i Adem aynı zamanda biyolojik insandır ama her biyolojik insan aynı zamanda bir Ben-i Adem değildir. “Adem oğulları, insan kızlarını sevdiler”


  7. yaprak Yazmış:

    Nasıl oluştuk? Tüm vahşiliği ortaya koymaya “güçsüz gücümüz” varken, insan olanlarla tanıştık “güçlü gücü” fark ettik.
    Nasreddin hocanın hikayesindeki gibi, evinde kaybettiği anahtarı, sokak lambasında daha çok ışık var diye sokakta araması gibi, insan olanları taklitle de olsa değerlendirmeler oluştu. Taklitçilik gibi görünen işe yarar olan bu eylemler gün ola “Adem adayı” olmayı yarattı.. Ademler.. İnsan kızları olmayı başaran Muhammedi hizmete yol alma oluşumlarını yarattı. Nereden geldiğini bilince, nereye gidecegini otomatikman anlamak oluştu. Kiminin kisa zamanda oluştu, kiminin uzun uzun zaman içinde.. Adem’deeen Muhammed’e.


  8. ruhum latife Yazmış:

    Ve insan kızlarıyla evlendiler….


YORUMLAYIN


yorumsuzz

Yorumsuz Blog'un Yayın İlkeleri 'ndeki Yayın İlkeleri ve Yayın Şartları başlığı altındaki koşulları okudum.