İlim yaşamak içindir; yarışmak için değil…
TEK’liği yaşatmaya çalışan, ilmin önünde eğil!…
İlim kendin bilmektir; her bilgi ilim değil…
Seni senden kurtaracak; ilmin önünde eğil!…
HAKİKAT bilgisi, sanma kuru bir söz değil…
HAK’kı görerek her şeyde; halkın önünde eğil!…
Bilimsel gerçekler, felsefe yapmak için değil…
ALLAH’ın varlığı ile var olan; Adem’in önünde eğil!… (Saim YUSUF) Devamı »
- Heeeyyy !.. Müslümanlaaar !.. Beklediğiniz O zât geliyor işte !..
Müjde top gibi patladı bu sesle âdeta.. Haykırışı duyan müslümanlar evlerine dalıp, kılıç, kalkan, silâhları nâmına neleri varsa takınıp, en güzel elbiselerini giydiler.. Kadınlar el ve ayaklarına altın bileziklerini taktılar. Atları olanlar, meşhur arap atlarını en güzel eğerleriyle süslediler. Develeri olanlar, onları dahi süsleyip, kadın erkek, çoluk çocuk, akın akın Rasûlu Ekrem ile Hazreti Sıddık`ı karşılamak üzere yollara döküldüler… Devamı »
Tanıtım 1.Bölüm 2.Bölüm 3.Bölüm 4.Bölüm 5.Bölüm 6.Bölüm 7.Bölüm 8.Bölüm
YÛSUF KELİMESİNDEKİ NÛRÎ (NURA ÂİT) HİKMETİN ÖZÜ
…uyarı…
…tüm örneklemeler beş duyu mantığının dört boyutlu evrenine hitap etmek için oluşturulmuş mecazlardır, zâhirî ve bâtınî olarak hiçbir görüntüsel değerleri yoktur…
Bu bölümde nura ait hikmetler ve sırlar Hz. Yûsuf a.s.’ın ismine irtibatlandırılarak açıklanmaktadır.
İçinde bulunduğumuz âlem madde âlemidir. Madde âleminin bir üst boyutuna nûrânî âlem ve ya misal âlemi denilir… Devamı »
Belki de bugüne değin gelmiş geçmiş tüm nezirlerin (adanmış) tek ortak noktası insanlara ölüm ötesi boyutun tüm gerçeklerini bildirerek uyarmaktı. Çünkü ölüm gerçeği, çok eski çağlardan bu günlere dek yaşamış tüm insanların yegane ortak özelliğidir…
Hemen hemen hepimiz de az çok çevremizden biliriz ki, kimi insanlar ölüm sonrası yaşama inanmazlar. Kimi insanlar da inanırlar ama, bu inançlarını farklı farklı şekillerde yorumlarlar.. Devamı »
Süleyman el-Cezûlî başından geçen ilginç olaylar sonrasında bir takım kerametler görür. Bu kerametlerin Peygamberimiz (s.a.v.) e yapılan salâvatı şerifeleri içinde olduğunu duyup araştırmaya başlar. Araştırır ve bulduklarını bir kitapta toplar.
“-Bu salâvatı şerifeyi açıkça söylememe müsaade edilmedi. Lâkin şuna müsaade var ki; sen bütün salâvatı şerifeleri araştır ve bulduklarını bir kitapta cem et. Şayet benim okuduğum salâvatı şerife o kitapta mevcut ise söylerim.”.. Devamı »
![]()
Geçmişte… Eski Dünya’da yani Afrika, Asya ve Avrupa kıtalarında Urfa’dan başlayıp Suriye, Irak, Basra, Filistin ve Mısır’a kadar uzanan …Ortadoğu… bölgesi Tek Tanrı’lı din inancının doğum alanıdır. Aynı zamanda bu alan putperestliğin ve çok tanrılı dinlerin de en şiddetli yaşandığı yerdir. Batı Anadolu, Yunanistan ve Avrupa Eski Yunan/Roma kültürünün çok tanrılı din anlayışı etkisindedir.. Devamı »
Yazan: Virginia Essene, (www.experiencefestival.com/a/Heart_and_Brain/.. ‘den çevrilmiştir.)
Çeviren: Esin Tezer
Birçoklarının Tanrı olarak adlandırdığı şeye beynin insanoğlunu bağlamasındaki eşsiz rolünü keşfetmeden önce; onun fiziksel bedenle Yaradanın kaynağı arasında ilk bağlantı noktası olduğunu belirleyen insan kalbi hakkındaki bilimsel bilgiyi onurlandırmak gereklidir.
Yakın zamandaki hayret verici bir kanıt; kalbin beyin şekillenmeden önce bile doğmamış olan fetusta atmaya başladığına işaret etmektedir. Bu sebeple, kalbin insan hayatını başlatıcı olan en temel konumu tamamen elinde bulundurduğu gözükmektedir. Tüm bunlara rağmen bilimadamları yine de bizlere fiziksel varoluşu veren bu temel otomatik-ritmik kalp atışı fonksiyonunun otomatik olarak başlamasına neyin sebep olduğunu keşfetmelidirler.. Devamı »
Geçen hafta sonu; iki tam gün, reiki (yaşam enerjisi) seminerine katıldım..
“Re= İlahi, nur, hayat…
Ki= Nefesle bağlantılı enerji anlamına geliyormuş.. ”
Felsefesi ise; anladığım kadarı ile, ‘evrende herşey titreşimdir’den yola çıkarak o titreşimle aynı olabilmek ve o enerjiye kanal olup hem kendini hem de tüm varlığı her konuda şifalandırmaktır… Devamı »
“Özetle televizyonun tüpünün yüzeyine elektron bombardımanı olur, ekranda nokta olarak oluşur… Bizim gözümüz o noktaları resim olarak algılar… Noktalar sürekli değişerek, noktalardan oluşmuş var sanılan resimler değişir sanılır… Noktaların değişimini, resimlerin değişimi algısı, resimlerin değişimi algısını da film izliyoruz algısı takip eder… Biz neden öyle algılarız… Çünkü noktaların değişimi çok hızlı olmakta, biz bunu fark edememekteyiz… Devamı »
“Nûr”, “bir Allah dostu”, “kerâmet”, “ilk basamak” ve “son durak Allah’a ulaşamamak” boyutları arasında geçen bir yolculuk hikâyesi
Şehirler arası otobüs yolculuklarını çok severdim. Yolculuk eski Topkapı Otogar’ından başlıyorsa çok daha zevkli olurdu. Otobüsler garajda ileri geri manevra yaparken aralarındaki mesafe otuz santime kadar düşerdi. Hiç kimse telaşlanmazdı. Çünkü kendine güvenmeyen, usta kaptan olmayan Topkapı garajında direksiyonun başına geçmezdi… geçemezdi. Orada kaptanlık cesâretten çok tecrübe, sabır, çelik gibi sinir ve toprak gibi sükûnet istiyordu.. Devamı »
Tanıtım 1.Bölüm 2.Bölüm 3.Bölüm 4.Bölüm 5.Bölüm 6.Bölüm 7.Bölüm
YA’KÛB KELİMESİNDEKİ RUH’A AİT HİKMETİN ÖZÜ
…uyarı…
…tüm örneklemeler beş duyu mantığının dört boyutlu evrenine hitap etmek için oluşturulmuş mecazlardır, zâhirî ve bâtınî olarak hiçbir görüntüsel değerleri yoktur…
(((… Bu bölüm ‘ruhun hikmeti’ olarak isimlendirilmesine rağmen İbn Arabî yaşadığı dönem gereği ruhun yapısal özellikleri konusuna hiç değinmemiştir. Ruhun güçlenmesi konusunu din gerçeğinin anlaşılmasına bağlamıştır. Ağırlıklı olarak da ‘sâid ruh‘ ve ‘şâkî ruh‘ bilgisini açmıştır. Bölüm ismini tamamlaması amacıyla ruh hakkında Kur’an, Hadis, çağdaş bilimlere dayanılarak yapılan ilmî açıklamaları bölüm sonuna ekledik. …))) Devamı »