Reklam çubuğunu görmek istemiyorsanız ve daha hızlı olmak istiyorsanız lütfen bu adresimizi kullanın..

Hologram

12 Eylül 2007 | AylinER, Data | Yorumlayın »

Rüyâlarımızda gördüklerimiz, hafızamızda kayıtlı olan tüm bilgiler ve hattâ izlediğimiz filmler aslında yaşanılan hayatların birebir yansımaları yani hologramları değil midir?

Aslının “aynı” görüntüsünü veren,TÜM özellikleri aynen yansıtan, 3 boyutlu olmadığı halde var gözüken yani hayâl olan hologram, suda ya da aynadaki aksinizde ortaya çıkıverir… 3 boyutlu kendi yansımamızı seyrederken, kendimizi bir “bütün” olarak görmez miyiz?…

Şimdi, gelin hologram ile ilgili yapılan açıklamalardan bir tanesini okuyalım: Devamı »



ÖNEMLİ BİR RİCA..

12 Eylül 2007 | Duyurular | 2 Yorum »

Değerli Okur,

Yorumsuz Blog’da çok değerli insanların seviyeli yazıları yayınlanmaktadır..

Bu yazıların yanısıra yorumlarınızın da aynı düzeyde ve yayın ilkelerimize uygun olması şarttır.. Yorumların bu düzeyde olmasının; Yorumsuz Blog’a daha nice değerli insanları yazılarıyla birlikte çekeceğine inanıyoruz, hatta biliyoruz..

Size;

Herkesin haddini bilmesi gerektiğini, EDEP’in “haddini bilmek” demek olduğunu uzun, uzun anlatmanın gereği olmadığını biliyoruz.

Ama biz, şunu da biliyoruz ki;

“Edep; edepsizlerin edepsizliğine sabretmektir.” (Mevlana)

İnsanın hiçbir zaman tarafsız olamayacağına, ama “susmanın” da bir görüş olduğuna, ayrıca;

“Sırtında her keman taşıyan”ın müzisyen olmadığına, bunun yanında;

Ne kadar yerinde olursa olsun, büyüklere hitap eden her “övgünün” şarlatanlık olduğuna da inanıyoruz.

Yorumsuz Blog’da “Düşünür Yazarlar”ımızın yazılarına, kuş bakışı bakmak güzeldir ama “kuş gibi” bakmamak şartıyla.. Lütfen yorumlarınızı kullanarak nehir önünü tıkamamaya ya da nehrin yatağını değiştirmeMEsine özen gösteriniz..

Sevgilerimizle..

Yorumsuz Blog



İnsibağ

11 Eylül 2007 | Mehmet Doğramacı | 1 Yorum »

Yıllar önce ilk tanıştıkları zaman pek çok itici yönünü görmüştü. “Hareketleri çok değişik ve cins” dediği anlar olurdu içten içe. Aradan geçen on yılda dostlukları öylesine perçinlendi ki; görenler onları birbirinden ayıramaz oldu. Artık gülmeleri, ağlamaları, sevinçleri, hüzünleri, tepkileri tıpatıp benziyordu. Dostluk; onları birbirinin aynı yapmış, adeta ikiz kardeşe dönüştürmüştü.. Devamı »



“İLMÎ SÛRET” ve HOLOGRAM

10 Eylül 2007 | AHMED HULÛSİ, Data | 2 Yorum »

Anında dinleyerek okuyun!..

DATA” diledi… (Bir şeyin olmasını irade ettiğimizde “OL” hükmünü “OLUŞ” takip eder “AN” içinde.)

Bilinmek için âlemleri, bilmek için Âdemi yarattım”!

Ramazan ayı “oruç” ayı…

İman”ın gereğini hakkıyla yaşayarak “ORUÇ” tutanlar, “ilahî kuvvelerle tahakkuk” etme bayramını yaşayacak! “Müminin iftar sevinci” bu olacak!

Aç kalanlar, karınlarını doyurma bayramına ulaşacak!

İkisi arasındakiler, “oruç”larının derinliğine göre sonuçlarını yaşayacaklar! Devamı »



Anlam..

10 Eylül 2007 | AylinER | 1 Yorum »

İngiliz Dilbilimi bölümünden mezun olduktan sonra hayatımın bir nokta!sında dili bilimsel olarak inceleyeceğimi söyleselerdi (her ne kadar bu konuda eğitim görsem de) herhalde gülüp geçerdim ama, bilinen her şeyin başka bir deyişle her noktanın istisnasız TEK’e hizmet ettiğinden o zamanlar haberim yoktu!…

Dili bir sistem olarak gören ve niteliğini, yapısını, birimlerini ve dönüşümlerini inceleyen bilim dalı olan Dilbilimi (Linguistics) ve dildeki anlamları inceleyen Anlambilimi (Semantics) bakın bizleri nasıl bir “anlam” yolculuğuna götürecek… Devamı »



Yakın Dönem Hak Dostları (e-Kitap)

9 Eylül 2007 | E-Kitap, Mehmet Doğramacı | Yorumlayın »

Okumak güzel. Zikir de güzel. Sohbet dinlemek de… Allah Dostlarını sevmek, özlemek, hallerinden ibret almak da… Ama daha güzelini söyleyeyim mi? Daha güzeli bir Hak Dostunu görmek, nazarına muhatap olmak, birebir sohbet etmek. İşte bunun lezzetini tarifte kelimeler aciz kalır!.. (Mehmet Doğramacı) Hemen İNDİRİN !..



Beyin Fırtınası (9)

9 Eylül 2007 | Beyin Fırtınası | 2 Yorum »

Evrenin Efendisi (s.a.v.) Konuşuyor:

- “Ümmetimin fesada düştüğü (bozulduğu) bir zaman da sünnetime sarılana yüz şehid sevabı verilir.”

- “Kim benden sonra öldürülmüş sünnetlerimden bir sünneti ihya ederse beni seviyor demektir, kim de beni seviyorsa o benimledir.”

- “Allah’ın rahmeti benim halifelerimin üzerine olsun.”

“Ya Resulallah senin halifelerin kimlerdir.” diye soruldu.

Efendimiz (s.a.v.) de “Sünnetimi ihya edenler, diriltenler ve onu insanlara öğretenlerdir”

Şimdi bu çerçevede tefekkür konularımız: Devamı »



Niyetin su içmekse!

7 Eylül 2007 | Mehmet Doğramacı | Yorumlayın »

İlim elde etmenin ilk yolu; okumak. Bunu kitap, kaset, cd, vaaz, sohbet, seminer vb araçlarla alabilirsiniz. Hele internet gibi engin ve zengin bilgi okyanusu önünüzde ise iş daha da kolay.

Hakikatin azığı sadece kuru bilgi değildir. Salt bilgi ile öze varılsa; Yunan Filozofları ile Uzak Doğu Mistikleri hakikati en iyi okuyan kimseler olurdu. Bu yolun değişmez, vazgeçilmez gıdası; Hikmettir!.. Devamı »



Muhammedî olabilmek..

7 Eylül 2007 | Nazım Akpınar | Yorumlayın »

“Ben Muhammedîyim” sözü her kişinin değil er kişinin kelamıdır. Her insan bu sözü söyleme cesaretini kendinde bulamaz. Zira Muhammedî olabilmenin olmazsa olmaz şartları vardır. Şayet kişi bu temel şartları kendinde taşımıyorsa bu sözün manasının manevi ağırlığı altında ezilecektir. Bir insanın Muhammedî olabilmesi için taşıması gereken temel vasıfları şöyle sıralayabiliriz: Devamı »



Beyin Fırtınası (8)

6 Eylül 2007 | Beyin Fırtınası | 1 Yorum »

Bu haftaki Beyin Fırtınası konumuz HZ.MUHAMMED MUSTAFA (s.a.v.).. Onunla bağlantılı 4 sorumuzu genişçe değerlendirelim dostlar…

1- Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimizin dış görünüşü ve simasını anlatan çok detaylı nakiller olmasına rağmen niçin resmi yok?… Resminin çizilmesi niçin yasak?.. Çizilse ne olurdu?..

2- Efendimizi rüyada görenler niçin yüzünü tarif edemiyor ve “hiç kimseye benzemezdi ama çok güzeldi” deyip geçiyorlar?.. Devamı »



İnikâs

4 Eylül 2007 | Mehmet Doğramacı | Yorumlayın »

Akşam yemeğinden sonra odasına çekildi. Bir süredir takıldığı Nar- Nur kavramlarına yoğunlaşacak, içine doğanları rayına oturtmak, yeni doğabilecek olanları yakalamak üzere ilim okyanusuna dalacaktı. Nur ve Nar… Ayetleri dizdi önce. Sonra kelime köklerine daldı.

Zihninde lamba yakacak kıvılcıma rastlamamıştı henüz. Bir de dostları arasam diye düşündü. Basiret ehline telefon açtı. Hoş- beş derken sordu: “Nar ve Nur için ne dersin abi?..” Devamı »



Sayfalar: 1 ... 24 25 26 27 28 ... 30