<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress/2.3" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>
<channel>
	<title>Noktadan Nükteye, Sorular-Cevaplar (2) yazısına yapılan yorumlar</title>
	<link>http://yorumsuzblog.adrese.com/noktadan-nukteye-sorular-cevaplar-2/</link>
	<description>Zamansız-Sonsuz Boyutun Kapısını açmak için.. Kozmik bilinç için..</description>
	<pubDate>Mon, 12 May 2008 12:43:46 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.3</generator>
		<item>
		<title>YOLCU tarafından</title>
		<link>http://yorumsuzblog.adrese.com/noktadan-nukteye-sorular-cevaplar-2/#comment-2603</link>
		<dc:creator>YOLCU</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Apr 2008 11:44:10 +0000</pubDate>
		<guid>http://yorumsuzblog.adrese.com/noktadan-nukteye-sorular-cevaplar-2/#comment-2603</guid>
		<description>HEPİNİZE SAYGI VE SELAMLA NİYAZ EDERİM, ALLAH RAZI OLSUN. 

BİLİMSEL DEĞİL; İNSANSAL DEĞERLENDİRMELERE, FİKİRLERE İHTİYACIM VARDI. BİLİMSEL BEKLESEM DELİRİYORSUN, ŞİZOFREN YA DA PARANOYA BAŞLANGICI TARZI CEVAPLAR ALIRDIM MUHTEMELEN.. HOŞÇAKALIN</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>HEPİNİZE SAYGI VE SELAMLA NİYAZ EDERİM, ALLAH RAZI OLSUN. </p>
<p>BİLİMSEL DEĞİL; İNSANSAL DEĞERLENDİRMELERE, FİKİRLERE İHTİYACIM VARDI. BİLİMSEL BEKLESEM DELİRİYORSUN, ŞİZOFREN YA DA PARANOYA BAŞLANGICI TARZI CEVAPLAR ALIRDIM MUHTEMELEN.. HOŞÇAKALIN</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Vücud tarafından</title>
		<link>http://yorumsuzblog.adrese.com/noktadan-nukteye-sorular-cevaplar-2/#comment-2599</link>
		<dc:creator>Vücud</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Apr 2008 09:38:25 +0000</pubDate>
		<guid>http://yorumsuzblog.adrese.com/noktadan-nukteye-sorular-cevaplar-2/#comment-2599</guid>
		<description>yolcu'ya...

"O’nun gayrı ne bir vücud, ne bir kuvve, ne bir müessir ve ne de bir fail-fiil sözkonusudur!... İblis, zebani dahi “B”deki gerçek ile işlevdedir!... Zebânilerin kuvveti (19 harfli) “Bismillah”dandır (Müddessir: 30) !..
&lt;blockquote&gt;&lt;em&gt;(Yorumsuz Blog'un Notu:

Hasan GÜLER-B Meal:
Müddessir: 30- ’Aleyha tis’ate ’aser;
Onun üzerinde ondokuz (melek?) vardır.)&lt;/em&gt;
&lt;/blockquote&gt;
Nitekim, Hz. Rasûlullah s.a.v.’in terkisine bir bineğe binen kimse, Hz. Rasûlullah’ın kendisine şöyle dediğini rivâyet eder: “Sen üzerinde iken bineğin olan hayvan tökezleyecek olursa, sakın ‘Kahrolasıca şeytan (sen yaptın!)’ deme... Çünkü o (şeytan) bir ev kadar oluncaya kadar büyüdükçe büyür ve kendi kuvveti ile yaptığını söyler... Fakat şöyle de: ‘BismillahirRahmânirRahıym’... Muhakkak ki o (şeytan) sinek kadar oluncaya kadar küçülür!”..."

Hasan GÜLER -B Meal -Fatiha Suresi</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>yolcu&#8217;ya&#8230;</p>
<p>&#8220;O’nun gayrı ne bir vücud, ne bir kuvve, ne bir müessir ve ne de bir fail-fiil sözkonusudur!&#8230; İblis, zebani dahi “B”deki gerçek ile işlevdedir!&#8230; Zebânilerin kuvveti (19 harfli) “Bismillah”dandır (Müddessir: 30) !..</p>
<blockquote><p><em>(Yorumsuz Blog&#8217;un Notu:</p>
<p>Hasan GÜLER-B Meal:<br />
Müddessir: 30- ’Aleyha tis’ate ’aser;<br />
Onun üzerinde ondokuz (melek?) vardır.)</em>
</p></blockquote>
<p>Nitekim, Hz. Rasûlullah s.a.v.’in terkisine bir bineğe binen kimse, Hz. Rasûlullah’ın kendisine şöyle dediğini rivâyet eder: “Sen üzerinde iken bineğin olan hayvan tökezleyecek olursa, sakın ‘Kahrolasıca şeytan (sen yaptın!)’ deme&#8230; Çünkü o (şeytan) bir ev kadar oluncaya kadar büyüdükçe büyür ve kendi kuvveti ile yaptığını söyler&#8230; Fakat şöyle de: ‘BismillahirRahmânirRahıym’&#8230; Muhakkak ki o (şeytan) sinek kadar oluncaya kadar küçülür!”&#8230;&#8221;</p>
<p>Hasan GÜLER -B Meal -Fatiha Suresi</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>denizaltı tarafından</title>
		<link>http://yorumsuzblog.adrese.com/noktadan-nukteye-sorular-cevaplar-2/#comment-2598</link>
		<dc:creator>denizaltı</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Apr 2008 09:02:02 +0000</pubDate>
		<guid>http://yorumsuzblog.adrese.com/noktadan-nukteye-sorular-cevaplar-2/#comment-2598</guid>
		<description>Sn. Yolcu, en güzel cevabı kendiniz vermişsiniz.. &lt;em&gt;“Vesvese mi gerçek mi arada kalıyorum”&lt;/em&gt; demişsiniz. Benim ilave edeceğim sadece “vesvese”dir. Ama bu vesvese öyle zannedildiği gibi başka boyut canlılarının gıdıklaması değildir. Namazda veya duada veya zikirde veya karanlıkta bedenimiz bazan otomatik olarak aşırı konsantrasyona girebilir. Adrenalin gibi salgılar artar. Tansiyon düşer-kalkar. Metabolizmanın bu içsel paniği bilincimize soyut varlıklarla temasa girdiğimiz duygusunu yükler. Bilinçaltındaki halk efsaneleri aklımızı çeler ve biz vesveseleniriz. Vesveseyi kendimiz de oluşturuyoruz. 

Dua ve Zikir Kitabı’ndaki Korunma Duası’nı okumaya devam edin. Aynı zamanda akılcı ve mantıklı düşünerek halk efsanelerinin etkisinde kalmamaya bakın.
Başka boyut canlılarının beynimizi etkilediğine ben de inanıyorum. Ama onların etkisi daha çok bizi “tevhid” ilminden uzaklaştırıcı ortamları tavsiye etmek şeklinde gelebilir. Dua ve Zikir kitabının baş tarafındaki bilgileri tekrar gözden geçirin.
Yazdıklarım aklınıza yatmıyorsa boşverin zaten kişisel düşüncelerimdir, herhangi bir tıbbi ve ruhsal değeri yoktur. Selam ve sıhhat dilerim.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sn. Yolcu, en güzel cevabı kendiniz vermişsiniz.. <em>“Vesvese mi gerçek mi arada kalıyorum”</em> demişsiniz. Benim ilave edeceğim sadece “vesvese”dir. Ama bu vesvese öyle zannedildiği gibi başka boyut canlılarının gıdıklaması değildir. Namazda veya duada veya zikirde veya karanlıkta bedenimiz bazan otomatik olarak aşırı konsantrasyona girebilir. Adrenalin gibi salgılar artar. Tansiyon düşer-kalkar. Metabolizmanın bu içsel paniği bilincimize soyut varlıklarla temasa girdiğimiz duygusunu yükler. Bilinçaltındaki halk efsaneleri aklımızı çeler ve biz vesveseleniriz. Vesveseyi kendimiz de oluşturuyoruz. </p>
<p>Dua ve Zikir Kitabı’ndaki Korunma Duası’nı okumaya devam edin. Aynı zamanda akılcı ve mantıklı düşünerek halk efsanelerinin etkisinde kalmamaya bakın.<br />
Başka boyut canlılarının beynimizi etkilediğine ben de inanıyorum. Ama onların etkisi daha çok bizi “tevhid” ilminden uzaklaştırıcı ortamları tavsiye etmek şeklinde gelebilir. Dua ve Zikir kitabının baş tarafındaki bilgileri tekrar gözden geçirin.<br />
Yazdıklarım aklınıza yatmıyorsa boşverin zaten kişisel düşüncelerimdir, herhangi bir tıbbi ve ruhsal değeri yoktur. Selam ve sıhhat dilerim.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Euzu tarafından</title>
		<link>http://yorumsuzblog.adrese.com/noktadan-nukteye-sorular-cevaplar-2/#comment-2597</link>
		<dc:creator>Euzu</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Apr 2008 08:45:19 +0000</pubDate>
		<guid>http://yorumsuzblog.adrese.com/noktadan-nukteye-sorular-cevaplar-2/#comment-2597</guid>
		<description>Cine, şeytana inan; ama onlara fazla değer verme... Var olduklarını kabul et; ama yokmuş gibi davran...
Euzuyu OKU; ama Besmeleye odaklan...
Şeytanı görmezden gel; ALLAH'a yönel...
Euzu ile şeytanı sil benliğinden; Besmele ile açığa çıksın yaradan...
Tek düşmanın benliğin; tek dostun ALLAH olsun...
Şeytanı gözünde fazla büyütme... Sen değer verdikçe, sen aklına getirdikçe, sen adam yerine koydukça benliğinde büyür, o melun şeytan...
Her an ALLAH'la ol... Allah yardımcımız olsun...

Teşekkürler...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Cine, şeytana inan; ama onlara fazla değer verme&#8230; Var olduklarını kabul et; ama yokmuş gibi davran&#8230;<br />
Euzuyu OKU; ama Besmeleye odaklan&#8230;<br />
Şeytanı görmezden gel; ALLAH&#8217;a yönel&#8230;<br />
Euzu ile şeytanı sil benliğinden; Besmele ile açığa çıksın yaradan&#8230;<br />
Tek düşmanın benliğin; tek dostun ALLAH olsun&#8230;<br />
Şeytanı gözünde fazla büyütme&#8230; Sen değer verdikçe, sen aklına getirdikçe, sen adam yerine koydukça benliğinde büyür, o melun şeytan&#8230;<br />
Her an ALLAH&#8217;la ol&#8230; Allah yardımcımız olsun&#8230;</p>
<p>Teşekkürler&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>yolcu tarafından</title>
		<link>http://yorumsuzblog.adrese.com/noktadan-nukteye-sorular-cevaplar-2/#comment-2594</link>
		<dc:creator>yolcu</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Apr 2008 08:13:37 +0000</pubDate>
		<guid>http://yorumsuzblog.adrese.com/noktadan-nukteye-sorular-cevaplar-2/#comment-2594</guid>
		<description>Selamlar herkese.. 
Bir süredir zikir çekiyorum, düzenli olmaya gayret ederek. 
Namaz sırasında özellikle kalbim çok hızlı çarpmaya başlıyor, bazen birşeyin varlığını hissediyor çok korkuyorum, sonra da diyorum ki, namazda olmaz her halde böyle birşey tabii ki, gelen de Allah'tandır ama vesvese mi gerçek mi arada kalıyorum. Doğrudan gördüğüm birşey yok ama sanki bir gölge, bir his, sık sık oluyor son zamanlarda. 
Hayır mı şer mi bilemiyorum, inşallah hayırdır. 
Namazdayken özellikle dualar okurken, euzu çekerken bunları hissetmem normal mi değil mi onu bilemiyorum. Saygılarımla.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Selamlar herkese..<br />
Bir süredir zikir çekiyorum, düzenli olmaya gayret ederek.<br />
Namaz sırasında özellikle kalbim çok hızlı çarpmaya başlıyor, bazen birşeyin varlığını hissediyor çok korkuyorum, sonra da diyorum ki, namazda olmaz her halde böyle birşey tabii ki, gelen de Allah&#8217;tandır ama vesvese mi gerçek mi arada kalıyorum. Doğrudan gördüğüm birşey yok ama sanki bir gölge, bir his, sık sık oluyor son zamanlarda.<br />
Hayır mı şer mi bilemiyorum, inşallah hayırdır.<br />
Namazdayken özellikle dualar okurken, euzu çekerken bunları hissetmem normal mi değil mi onu bilemiyorum. Saygılarımla.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Niyet tarafından</title>
		<link>http://yorumsuzblog.adrese.com/noktadan-nukteye-sorular-cevaplar-2/#comment-2592</link>
		<dc:creator>Niyet</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Apr 2008 05:01:54 +0000</pubDate>
		<guid>http://yorumsuzblog.adrese.com/noktadan-nukteye-sorular-cevaplar-2/#comment-2592</guid>
		<description>Ameller niyetlere göredir...
Niyet anlamak olunca, küçük hatalar kusur olarak görülmez, sürçme kabul edilir... Allah'ta sürçmelerin peşine düşmez; niyetlere bakar... Allah razı olsun...
Teşekkürler...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Ameller niyetlere göredir&#8230;<br />
Niyet anlamak olunca, küçük hatalar kusur olarak görülmez, sürçme kabul edilir&#8230; Allah&#8217;ta sürçmelerin peşine düşmez; niyetlere bakar&#8230; Allah razı olsun&#8230;<br />
Teşekkürler&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>e.deniz keskin tarafından</title>
		<link>http://yorumsuzblog.adrese.com/noktadan-nukteye-sorular-cevaplar-2/#comment-2586</link>
		<dc:creator>e.deniz keskin</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Apr 2008 20:23:07 +0000</pubDate>
		<guid>http://yorumsuzblog.adrese.com/noktadan-nukteye-sorular-cevaplar-2/#comment-2586</guid>
		<description>Merhabalar yeniden.. Okuduklarımızı anlamamız gerekiyor değil mi?.. Kuran içinde dua ve sureler için de, zikirler için de yani ezberlemiş olmak hatmetmek tek başına yeterli değil genel kanaatça. Bu yoldan yola çıkarak ben namaz içinde ve dışında okuduğum, zikrettiğim her aRapça kelimeyi tabiri caizse Türkçesiyle içimden tekrarlamaya gayret ediyorum. Mesela Mürid zikrini irade kuvvetlendirmek; nur zikrini ilim öğrenmeyi artırmak için... anladığım kadarıyla. 
Namaz kılarken de Subhaneke dahil okurken anlamını yavaş yavaş öğrenerek tekrarlayarak Fatiha, sonraki sure, sonra ruküde ve secdede tekrarlanlar dahil anlamını iştirak etmeye çalışıyorum. 

Sorum ya da sorunum şu ki; mesela fatihanın anlamını yani meallerde yazan kadar kelime kelime cümle cümle diyelim ezberledim, tabii ki açılımı tefsiri yorumu çok daha fazladır, gücüm yettiğince diyeyim.. 
Namaza başladım, her okuyuşumda mesela yatsıda 13 kez Fatiha okuyorum, her defa tekrarlamam akabinde ya da beraberinde anlamını düşünmem doğru mu yoksa zaten biliyor olmam ne derece yeterli ya da anlamını şaşırmış olsam içimden söylerken namazımın akıbeti ne olur sizlerce. 
Şimdiden Allah razı olsun hepinizden hoşçakalın</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Merhabalar yeniden.. Okuduklarımızı anlamamız gerekiyor değil mi?.. Kuran içinde dua ve sureler için de, zikirler için de yani ezberlemiş olmak hatmetmek tek başına yeterli değil genel kanaatça. Bu yoldan yola çıkarak ben namaz içinde ve dışında okuduğum, zikrettiğim her aRapça kelimeyi tabiri caizse Türkçesiyle içimden tekrarlamaya gayret ediyorum. Mesela Mürid zikrini irade kuvvetlendirmek; nur zikrini ilim öğrenmeyi artırmak için&#8230; anladığım kadarıyla.<br />
Namaz kılarken de Subhaneke dahil okurken anlamını yavaş yavaş öğrenerek tekrarlayarak Fatiha, sonraki sure, sonra ruküde ve secdede tekrarlanlar dahil anlamını iştirak etmeye çalışıyorum. </p>
<p>Sorum ya da sorunum şu ki; mesela fatihanın anlamını yani meallerde yazan kadar kelime kelime cümle cümle diyelim ezberledim, tabii ki açılımı tefsiri yorumu çok daha fazladır, gücüm yettiğince diyeyim..<br />
Namaza başladım, her okuyuşumda mesela yatsıda 13 kez Fatiha okuyorum, her defa tekrarlamam akabinde ya da beraberinde anlamını düşünmem doğru mu yoksa zaten biliyor olmam ne derece yeterli ya da anlamını şaşırmış olsam içimden söylerken namazımın akıbeti ne olur sizlerce.<br />
Şimdiden Allah razı olsun hepinizden hoşçakalın</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>faik tarafından</title>
		<link>http://yorumsuzblog.adrese.com/noktadan-nukteye-sorular-cevaplar-2/#comment-2585</link>
		<dc:creator>faik</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Apr 2008 19:51:52 +0000</pubDate>
		<guid>http://yorumsuzblog.adrese.com/noktadan-nukteye-sorular-cevaplar-2/#comment-2585</guid>
		<description>Rasûlullâh Aleyhi’s-Selâm’a bir gün şu sual sorulur:

-Yerleri ve gökleri yaratmazdan evvel Rabbimiz neredeydi?..

Cevaben buyururlar ki:
“- Altında ve üstünde hava olmayan A’ma da idi…”

A’ma; sıfır, nötr, orta, denge halidir… Sıfır (-0-) hali hiçlik,  yokluktan öte bilinmezlik halidir… A’ma ile sıfır (-0-) halinde bilinmez iken; yine aynı haldeyken (…-1) veya (+1…) olarak hiç, yok hükmündedir… A’ma, sıfır halindeyken bilinmezdir!.. A’ma, denge, orta, sıfır (-0-) halde iken bakıldığında yerler (…-1) ve gökler (+1…) yok, hiç hükmündedir…

(…-1) ve (+1…)’siz sıfır (-0-) A’ma’da olan gerçek varlıktır… Bu varlığın ismi ise ALLAH’tır… “İsmi ALLAH” olan “HU” da, zatında A’ma’dadır… (…-1) ve (+1…)’ler sıfır(-0-)’dan kaynaklanır ama; gerçek manada var oldukları için değil; sıfır(-0-) (…-1) ve (+1…)’lere büründüğü, öyle göründüğü, öyle algılandığı için!...

(…-1) ve (+1…)’lerin toplamı da sıfır eder; ama (-0-) şeklinde sıfır değil; (…0…) şeklinde sıfır olur… (…-1) ve (+1…)’ler (-0-)’ın bürünmesiyle var sanılır; ama toplamları (…0…) eder… (-0-) “ismi ALLAH” olanın “HU”suna, zatına işaret eder; (…0…) ise “ismi ALLAH” olanın özelliklerine (Esma/sıfat/efal) işaret eder…

(…-1) ve (+1…)’lerin hepsi (…0…)’ın içinde vardır; ama (-0-)’ın içinde yoktur… Çünkü (-0-)’ın içi ve dışı yoktur… (…-1) ve (+1…)’ler (-0-)’ın var algılanmasıyla var sanılır!... Gerçekte ne (…-1)’ler vardır, ne de  (+1…)’ler vardır; gerçek var olan (-0-)’dır… Yani gerçek var olan, A’ma’da olan “HU”dur, Zat’tır… 

A’ma, sıfır(-0-) haline göre altında hava, hayat, varlık yok hükmündedir; yani sıfır halinde iken (…-1) yok hükmündedir; yani orta, denge hal boyutuna göre alt boyutlar yok hükmündedir… A’ma(-0-) indinden bakıldığında alt boyutlara bürünmemiştir… (…0…) indinden bakıldığında alt boyutlara bürünme vardır…

A’ma, sıfır (-0-) haline göre üstünde hava, hayat, varlık yok hükmündedir; yani sıfır halinde iken (+1…) yok hükmündedir; yani orta, denge hal boyutuna göre üst boyutlar yok hükmündedir… A’ma(-0) indinden bakıldığında üst boyutlara bürünmemiştir… (…0…) indinden bakıldığında üst boyutlara bürünme vardır…

Teşekkürler...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Rasûlullâh Aleyhi’s-Selâm’a bir gün şu sual sorulur:</p>
<p>-Yerleri ve gökleri yaratmazdan evvel Rabbimiz neredeydi?..</p>
<p>Cevaben buyururlar ki:<br />
“- Altında ve üstünde hava olmayan A’ma da idi…”</p>
<p>A’ma; sıfır, nötr, orta, denge halidir… Sıfır (-0-) hali hiçlik,  yokluktan öte bilinmezlik halidir… A’ma ile sıfır (-0-) halinde bilinmez iken; yine aynı haldeyken (…-1) veya (+1…) olarak hiç, yok hükmündedir… A’ma, sıfır halindeyken bilinmezdir!.. A’ma, denge, orta, sıfır (-0-) halde iken bakıldığında yerler (…-1) ve gökler (+1…) yok, hiç hükmündedir…</p>
<p>(…-1) ve (+1…)’siz sıfır (-0-) A’ma’da olan gerçek varlıktır… Bu varlığın ismi ise ALLAH’tır… “İsmi ALLAH” olan “HU” da, zatında A’ma’dadır… (…-1) ve (+1…)’ler sıfır(-0-)’dan kaynaklanır ama; gerçek manada var oldukları için değil; sıfır(-0-) (…-1) ve (+1…)’lere büründüğü, öyle göründüğü, öyle algılandığı için!&#8230;</p>
<p>(…-1) ve (+1…)’lerin toplamı da sıfır eder; ama (-0-) şeklinde sıfır değil; (…0…) şeklinde sıfır olur… (…-1) ve (+1…)’ler (-0-)’ın bürünmesiyle var sanılır; ama toplamları (…0…) eder… (-0-) “ismi ALLAH” olanın “HU”suna, zatına işaret eder; (…0…) ise “ismi ALLAH” olanın özelliklerine (Esma/sıfat/efal) işaret eder…</p>
<p>(…-1) ve (+1…)’lerin hepsi (…0…)’ın içinde vardır; ama (-0-)’ın içinde yoktur… Çünkü (-0-)’ın içi ve dışı yoktur… (…-1) ve (+1…)’ler (-0-)’ın var algılanmasıyla var sanılır!&#8230; Gerçekte ne (…-1)’ler vardır, ne de  (+1…)’ler vardır; gerçek var olan (-0-)’dır… Yani gerçek var olan, A’ma’da olan “HU”dur, Zat’tır… </p>
<p>A’ma, sıfır(-0-) haline göre altında hava, hayat, varlık yok hükmündedir; yani sıfır halinde iken (…-1) yok hükmündedir; yani orta, denge hal boyutuna göre alt boyutlar yok hükmündedir… A’ma(-0-) indinden bakıldığında alt boyutlara bürünmemiştir… (…0…) indinden bakıldığında alt boyutlara bürünme vardır…</p>
<p>A’ma, sıfır (-0-) haline göre üstünde hava, hayat, varlık yok hükmündedir; yani sıfır halinde iken (+1…) yok hükmündedir; yani orta, denge hal boyutuna göre üst boyutlar yok hükmündedir… A’ma(-0) indinden bakıldığında üst boyutlara bürünmemiştir… (…0…) indinden bakıldığında üst boyutlara bürünme vardır…</p>
<p>Teşekkürler&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Güneş tarafından</title>
		<link>http://yorumsuzblog.adrese.com/noktadan-nukteye-sorular-cevaplar-2/#comment-2178</link>
		<dc:creator>Güneş</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Apr 2008 08:44:49 +0000</pubDate>
		<guid>http://yorumsuzblog.adrese.com/noktadan-nukteye-sorular-cevaplar-2/#comment-2178</guid>
		<description>Öz nedir diye soranlara cevap:

“GÜNEŞ” i görmek isteyen birine, gördüğümüz “GÜNEŞ” i, “işaret” parmağımızla göstersek…

“GÜNEŞ”i görmek isteyen kişi, “GÜNEŞ” e değil de, “işaret” parmağımıza baksa…

“GÜNEŞ”i göremez, “işaret” parmağımızı görür!..

Bir “mananın” bilinmesi için, o mana “isim”lendirilir!..

“İsim”, bir “manaya” işaret eder….

“İsim işarettir”, araçtır; “mana asıldır”, amaçtır!…


Seven Gelsin -Saim YUSUF</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Öz nedir diye soranlara cevap:</p>
<p>“GÜNEŞ” i görmek isteyen birine, gördüğümüz “GÜNEŞ” i, “işaret” parmağımızla göstersek…</p>
<p>“GÜNEŞ”i görmek isteyen kişi, “GÜNEŞ” e değil de, “işaret” parmağımıza baksa…</p>
<p>“GÜNEŞ”i göremez, “işaret” parmağımızı görür!..</p>
<p>Bir “mananın” bilinmesi için, o mana “isim”lendirilir!..</p>
<p>“İsim”, bir “manaya” işaret eder….</p>
<p>“İsim işarettir”, araçtır; “mana asıldır”, amaçtır!…</p>
<p>Seven Gelsin -Saim YUSUF</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>MUHSİ, KAYYUM, VACİD, METİN tarafından</title>
		<link>http://yorumsuzblog.adrese.com/noktadan-nukteye-sorular-cevaplar-2/#comment-2125</link>
		<dc:creator>MUHSİ, KAYYUM, VACİD, METİN</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 03 Apr 2008 17:59:09 +0000</pubDate>
		<guid>http://yorumsuzblog.adrese.com/noktadan-nukteye-sorular-cevaplar-2/#comment-2125</guid>
		<description>58- MUHSİ: Öz varlık Muhsi'dir, yapısıyla sonsuz varlıkları her zerrelerine kadar özellikleriyle yaşayandır. Öz varlık yapısıyla sonsuz varlıklar olarak algılanır sonsuz varlıklar tarafızdan. Aslında algılayan da algılanan da Öz varlığın yapısıdır...
*  *  *

64- KAYYUM: Öz varlık yapısıyla kaim olup, mevcudatı yapısıyla var kılar. Öz varlık yapısını mevcudat olarak algılatır. Öz varlığın yapısındaki oluşumlar kainat olarak algılanır. Gerçekte öz varlık yapısını değiştirerek kainata dönüşmez. Öz varlık yapısındaki sıkma-gevşeme, açma-kapanma vb. oluşları ile kainatı var olarak algılatır…
*  *  *

65- VACİD: Öz varlık ne bağışlarsa bağışlasın; yapısında eksilme olmayandır. Çünkü Öz varlığın yapısı parçalanmamakta, gerçek manada değişime uğramamaktadır, yapısını korumaktadır, oluşumları bağış olarak algılanmaktadır. Oluşumları yapısını eksiltmemektedir…
*  *  *

55- METİN: Öz varlık yapısına herhangi bir zaaf gelmeksizin sapasağlam kalandır. Öz varlığın oluşumları/işleri yapısını bir zaafa uğratmaz, yapısına zarar vermez, öz varlığın yapısı parçalanmaz, eksilmez, zarara uğramaz. Öz varlığın oluşumları yapısını zarara uğratmaz.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>58- MUHSİ: Öz varlık Muhsi&#8217;dir, yapısıyla sonsuz varlıkları her zerrelerine kadar özellikleriyle yaşayandır. Öz varlık yapısıyla sonsuz varlıklar olarak algılanır sonsuz varlıklar tarafızdan. Aslında algılayan da algılanan da Öz varlığın yapısıdır&#8230;<br />
*  *  *</p>
<p>64- KAYYUM: Öz varlık yapısıyla kaim olup, mevcudatı yapısıyla var kılar. Öz varlık yapısını mevcudat olarak algılatır. Öz varlığın yapısındaki oluşumlar kainat olarak algılanır. Gerçekte öz varlık yapısını değiştirerek kainata dönüşmez. Öz varlık yapısındaki sıkma-gevşeme, açma-kapanma vb. oluşları ile kainatı var olarak algılatır…<br />
*  *  *</p>
<p>65- VACİD: Öz varlık ne bağışlarsa bağışlasın; yapısında eksilme olmayandır. Çünkü Öz varlığın yapısı parçalanmamakta, gerçek manada değişime uğramamaktadır, yapısını korumaktadır, oluşumları bağış olarak algılanmaktadır. Oluşumları yapısını eksiltmemektedir…<br />
*  *  *</p>
<p>55- METİN: Öz varlık yapısına herhangi bir zaaf gelmeksizin sapasağlam kalandır. Öz varlığın oluşumları/işleri yapısını bir zaafa uğratmaz, yapısına zarar vermez, öz varlığın yapısı parçalanmaz, eksilmez, zarara uğramaz. Öz varlığın oluşumları yapısını zarara uğratmaz.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Teklik tarafından</title>
		<link>http://yorumsuzblog.adrese.com/noktadan-nukteye-sorular-cevaplar-2/#comment-1991</link>
		<dc:creator>Teklik</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Mar 2008 22:02:46 +0000</pubDate>
		<guid>http://yorumsuzblog.adrese.com/noktadan-nukteye-sorular-cevaplar-2/#comment-1991</guid>
		<description>"HÛ" nun mânâsı; Çokluk görüntüsünün ardındaki, Öz`deki Teklik boyutudur..

Ahmed HULUSİ -Tekin Seyri- Sisteme Dair Bir Açıklama</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;HÛ&#8221; nun mânâsı; Çokluk görüntüsünün ardındaki, Öz`deki Teklik boyutudur..</p>
<p>Ahmed HULUSİ -Tekin Seyri- Sisteme Dair Bir Açıklama</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Evrensel Öz tarafından</title>
		<link>http://yorumsuzblog.adrese.com/noktadan-nukteye-sorular-cevaplar-2/#comment-1990</link>
		<dc:creator>Evrensel Öz</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Mar 2008 21:31:11 +0000</pubDate>
		<guid>http://yorumsuzblog.adrese.com/noktadan-nukteye-sorular-cevaplar-2/#comment-1990</guid>
		<description>Din'in Temel Gerçekleri -Farkın Farkında mısınız?"ALLAH" Bir Tanrı Değildir -Ahmed HULUSİ:

Oysa beyin, kesitsel algılama araçlarının yani beş duyusunun son derece sınırlı değerlendirme kapasitesi ile kayıtlı kalmasa… Bu sınırlar içinde algıladığı verileri, sadece, evrendeki sayısız varlıklardan birer kesit veya birer örnek kabul etse…

Sonra derin bir tefekkür ile, algılayabildiği örneklerden; daha nelerin mevcut olabileceğini tespit edebilse… Ve sonra, onların yapısal derinliklerine doğru, boyutsal bir seyahat yaparak, evrensel ÖZ ile karşılaşsa… Ve nihayet kendi "ben"liğinin dahi o evrensel "ÖZ" içinde "yok" oluşunu farkedebilse…</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Din&#8217;in Temel Gerçekleri -Farkın Farkında mısınız?&#8221;ALLAH&#8221; Bir Tanrı Değildir -Ahmed HULUSİ:</p>
<p>Oysa beyin, kesitsel algılama araçlarının yani beş duyusunun son derece sınırlı değerlendirme kapasitesi ile kayıtlı kalmasa… Bu sınırlar içinde algıladığı verileri, sadece, evrendeki sayısız varlıklardan birer kesit veya birer örnek kabul etse…</p>
<p>Sonra derin bir tefekkür ile, algılayabildiği örneklerden; daha nelerin mevcut olabileceğini tespit edebilse… Ve sonra, onların yapısal derinliklerine doğru, boyutsal bir seyahat yaparak, evrensel ÖZ ile karşılaşsa… Ve nihayet kendi &#8220;ben&#8221;liğinin dahi o evrensel &#8220;ÖZ&#8221; içinde &#8220;yok&#8221; oluşunu farkedebilse…</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>havva nisa tarafından</title>
		<link>http://yorumsuzblog.adrese.com/noktadan-nukteye-sorular-cevaplar-2/#comment-1989</link>
		<dc:creator>havva nisa</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 28 Mar 2008 20:41:13 +0000</pubDate>
		<guid>http://yorumsuzblog.adrese.com/noktadan-nukteye-sorular-cevaplar-2/#comment-1989</guid>
		<description>Saim bey yazılarınızı soru ve cevaplarınızı ilgiyle ve sevinçle takip ediyorum sevinçle okuyorum çünki benim gibi cahil kalmış yaşı kırkı geçtiği halde anlayış seviyesi Dokuz...Onbir yaş  seviyesinde olanlar var okuyamadık çok CAHİLİZ cahilliğimizden utandıkça soru soramadık kabuğumuza KOZAmıza çekilip saklandık soru soramadık sorgulayamadık ve kabuğumuz hergün biraz daha kalınlaştı içinden çıkamadık  ama sizler bizim ANLAYIŞ seviyemize inip  Makalelerinizden yazılarınızla hiç ayrım yapmadan yağmur gibi yağdınız üzerimize bilincimize bizim soramadıklarımızı bizim için bizim yerimize sordunuz ve cevapladınız  Kozamızı delip aydınlığa  ÖZümüze yönelttiniz  Yazılarınızın devaını  ümit ederek beliyoruz yağmura ihtiyacımız var herkese hepinize özden sevgiler</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Saim bey yazılarınızı soru ve cevaplarınızı ilgiyle ve sevinçle takip ediyorum sevinçle okuyorum çünki benim gibi cahil kalmış yaşı kırkı geçtiği halde anlayış seviyesi Dokuz&#8230;Onbir yaş  seviyesinde olanlar var okuyamadık çok CAHİLİZ cahilliğimizden utandıkça soru soramadık kabuğumuza KOZAmıza çekilip saklandık soru soramadık sorgulayamadık ve kabuğumuz hergün biraz daha kalınlaştı içinden çıkamadık  ama sizler bizim ANLAYIŞ seviyemize inip  Makalelerinizden yazılarınızla hiç ayrım yapmadan yağmur gibi yağdınız üzerimize bilincimize bizim soramadıklarımızı bizim için bizim yerimize sordunuz ve cevapladınız  Kozamızı delip aydınlığa  ÖZümüze yönelttiniz  Yazılarınızın devaını  ümit ederek beliyoruz yağmura ihtiyacımız var herkese hepinize özden sevgiler</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Tevhid tarafından</title>
		<link>http://yorumsuzblog.adrese.com/noktadan-nukteye-sorular-cevaplar-2/#comment-1983</link>
		<dc:creator>Tevhid</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Mar 2008 19:27:55 +0000</pubDate>
		<guid>http://yorumsuzblog.adrese.com/noktadan-nukteye-sorular-cevaplar-2/#comment-1983</guid>
		<description>Tenzihe o kadar fazla kilitlenmişiz ki, teşbih hayatımızdan sanki çıkmış gibi!..
Tevhidin ise lafını yapıyor, zatı/varlığı yapı olarak bile görmüyoruz...
Allah sanki laf olmuş dillerde, sözde her şeyi O yaratıyor, ama ismi var dilimizde, varlığı/yapısı neremizde?..

Allah'ın ismini andığımızda, duyduğumuzda ilk aklımıza gelen kelime münezzeh... Münezzeh varlığı/vücudu oluşumu/fiili yok mu demek? Hayır!.. Varlığı-oluşumu/yapısı-fiili var!... Münezzeh demek; hiç bir oluşumuyla kayıtlanmayan, kilitlenmeyen, sabit kalmayan vb... Münezzeh perdesiyle var olan Allah(yapı, nesne, vücut)'tan uzak düşmeyelim... Allah diye ismini anıyor, lafını ediyor; gerçek manada varlık/yapı olarak görmüyoruz... Görmek; elbette bilinç gözümüzle, herhalde kafa gözümüzle değil, bunu belirtmeye sanırım gerek bile yoktu :) Sürekli Allah için münezzeh diyerek tenzihe saplanmayalım; teşbihe, hatta tevhide kulak verelim... Görmeye çalışalım...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Tenzihe o kadar fazla kilitlenmişiz ki, teşbih hayatımızdan sanki çıkmış gibi!..<br />
Tevhidin ise lafını yapıyor, zatı/varlığı yapı olarak bile görmüyoruz&#8230;<br />
Allah sanki laf olmuş dillerde, sözde her şeyi O yaratıyor, ama ismi var dilimizde, varlığı/yapısı neremizde?..</p>
<p>Allah&#8217;ın ismini andığımızda, duyduğumuzda ilk aklımıza gelen kelime münezzeh&#8230; Münezzeh varlığı/vücudu oluşumu/fiili yok mu demek? Hayır!.. Varlığı-oluşumu/yapısı-fiili var!&#8230; Münezzeh demek; hiç bir oluşumuyla kayıtlanmayan, kilitlenmeyen, sabit kalmayan vb&#8230; Münezzeh perdesiyle var olan Allah(yapı, nesne, vücut)&#8217;tan uzak düşmeyelim&#8230; Allah diye ismini anıyor, lafını ediyor; gerçek manada varlık/yapı olarak görmüyoruz&#8230; Görmek; elbette bilinç gözümüzle, herhalde kafa gözümüzle değil, bunu belirtmeye sanırım gerek bile yoktu <img src='http://www.adrese.com/yorumsuzblog/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> Sürekli Allah için münezzeh diyerek tenzihe saplanmayalım; teşbihe, hatta tevhide kulak verelim&#8230; Görmeye çalışalım&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Ana fikir tarafından</title>
		<link>http://yorumsuzblog.adrese.com/noktadan-nukteye-sorular-cevaplar-2/#comment-1982</link>
		<dc:creator>Ana fikir</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 Mar 2008 18:33:41 +0000</pubDate>
		<guid>http://yorumsuzblog.adrese.com/noktadan-nukteye-sorular-cevaplar-2/#comment-1982</guid>
		<description>Bana bu yazının verdiği ana fikir ve sunduğu en büyük açılım şu iki soru ve cevaplarıdır:

SORU: Öz varlık; kendisinden kendi özelliklerine sahip ikinci bir varlık çıkarmıyor… Öz varlık; parçalanarak ta ikinci bir varlık meydana getirmiyor… ÖZ varlıktan meydana gelmiş varlıklar yok mudur?.. 

CEVAP: Mutlak manada; Öz varlıktan meydana gelmiş, Öz varlığın yarattığı varlıklar yoktur diyemezsin. Öz varlıktan meydana gelmiş, Öz varlığın yarattığı varlıklar vardır, algılanılan, var sanılan bir şekilde… Fakat bu varlıklar Öz yapının doğurmasıyla, parçalanması ile var olmamışlardır… Öz yapının özellikleriyle var olmuşlar, var algılanmışlardır… Öz varlık kaskatı, sabit, hareketsiz bir yapı değildir…

“Öz varlıktan bir şey meydana gelmemiştir; mevcudat varlık kokusu almamıştır” derken; Öz yapı parçalanarak, doğurarak, kesin bir değişime uğrayarak varlıklar meydana gelmemiştir, şeklinde anlamak gerekir… Yoksa Öz varlıktan bir şey meydana gelmemiş olsa, Öz varlık yaratmamış olsa bunca boyutlar ve canlıları, “kendisinde şüphe olmayan kainat kitabı” var olur muydu?.. Kainatı mutlak manada yok diyerek inkar, Öz varlığı inkar manasına gelir ki; telafisi olmayan sonuçlarla kişiyi karşı karşıya bırakır; gerçekleri göremeyip tedbir almadığı için…

SORU: Öz varlık nasıl yaratır, varlıklar nasıl var oluyor?…

CEVAP: Öz varlığın yarattığı, var ettiği varlıklar Esma-ül Hüsna (güzel isimler) denen, Öz yapının özellikleri sayesinde varlar… Öz varlığın yapısı; sıkan-daraltan (Kaabız), açan-genişleten (Basıt), şeffaf-latif (Latif), yumuşak-esnek (Halim), açılan-yayan (Fettah), örtülen-kapanan (Ğafur) vb. özeliklere sahiptir… Öz varlık özelliklerini kullanıp, “her an yeni bir oluşta” olup, Öz yapısındaki bu hareketliliği tüm boyutları ve o boyuttaki canlıları oluşturmuştur… Öz yapıdaki bu oluşumlar; boyutlar ve canlılar olarak algılanmıştır, o boyuttaki canlılar tarafından… Öz varlık yapısı ve özellikleri ile vardır… Öz varlık yapısı ve özellikleriyle her an yeni bir oluşta, yeni bir işte, yeni bir hareketlenmededir… Öz varlığın Öz yapısı; her an hareketli, esnek, şeffaf, vb. özellikleri sayesinde oluştadır… Öz yapıdaki bu oluşlar kuant boyutunda farklı, atom boyutunda farklı, madde boyutunda farklı oluşlar olarak algılanmaktadır, o boyutların canlıları tarafından… Boyut ve canlıları da bu şekilde yaratılmış olunmaktadır….</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bana bu yazının verdiği ana fikir ve sunduğu en büyük açılım şu iki soru ve cevaplarıdır:</p>
<p>SORU: Öz varlık; kendisinden kendi özelliklerine sahip ikinci bir varlık çıkarmıyor… Öz varlık; parçalanarak ta ikinci bir varlık meydana getirmiyor… ÖZ varlıktan meydana gelmiş varlıklar yok mudur?.. </p>
<p>CEVAP: Mutlak manada; Öz varlıktan meydana gelmiş, Öz varlığın yarattığı varlıklar yoktur diyemezsin. Öz varlıktan meydana gelmiş, Öz varlığın yarattığı varlıklar vardır, algılanılan, var sanılan bir şekilde… Fakat bu varlıklar Öz yapının doğurmasıyla, parçalanması ile var olmamışlardır… Öz yapının özellikleriyle var olmuşlar, var algılanmışlardır… Öz varlık kaskatı, sabit, hareketsiz bir yapı değildir…</p>
<p>“Öz varlıktan bir şey meydana gelmemiştir; mevcudat varlık kokusu almamıştır” derken; Öz yapı parçalanarak, doğurarak, kesin bir değişime uğrayarak varlıklar meydana gelmemiştir, şeklinde anlamak gerekir… Yoksa Öz varlıktan bir şey meydana gelmemiş olsa, Öz varlık yaratmamış olsa bunca boyutlar ve canlıları, “kendisinde şüphe olmayan kainat kitabı” var olur muydu?.. Kainatı mutlak manada yok diyerek inkar, Öz varlığı inkar manasına gelir ki; telafisi olmayan sonuçlarla kişiyi karşı karşıya bırakır; gerçekleri göremeyip tedbir almadığı için…</p>
<p>SORU: Öz varlık nasıl yaratır, varlıklar nasıl var oluyor?…</p>
<p>CEVAP: Öz varlığın yarattığı, var ettiği varlıklar Esma-ül Hüsna (güzel isimler) denen, Öz yapının özellikleri sayesinde varlar… Öz varlığın yapısı; sıkan-daraltan (Kaabız), açan-genişleten (Basıt), şeffaf-latif (Latif), yumuşak-esnek (Halim), açılan-yayan (Fettah), örtülen-kapanan (Ğafur) vb. özeliklere sahiptir… Öz varlık özelliklerini kullanıp, “her an yeni bir oluşta” olup, Öz yapısındaki bu hareketliliği tüm boyutları ve o boyuttaki canlıları oluşturmuştur… Öz yapıdaki bu oluşumlar; boyutlar ve canlılar olarak algılanmıştır, o boyuttaki canlılar tarafından… Öz varlık yapısı ve özellikleri ile vardır… Öz varlık yapısı ve özellikleriyle her an yeni bir oluşta, yeni bir işte, yeni bir hareketlenmededir… Öz varlığın Öz yapısı; her an hareketli, esnek, şeffaf, vb. özellikleri sayesinde oluştadır… Öz yapıdaki bu oluşlar kuant boyutunda farklı, atom boyutunda farklı, madde boyutunda farklı oluşlar olarak algılanmaktadır, o boyutların canlıları tarafından… Boyut ve canlıları da bu şekilde yaratılmış olunmaktadır….</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
