İlginizi çekeceği düşüncesiyle, ressam Rob Gonsalves(Sürrealizm akımından..)’den birkaç eseri aşağıda örnek olarak yayınladık.. Arzu ederseniz, sanatçının diğer (mistik diyebileceğimiz) eserlerini de bu linkimizden ‘Microsoft PowerPoint’ formatlı sunum[*] olarak bilgisayarınıza indirebilirsiniz..
Ayrıca, sanatçının görmediğiniz resimlerini Google’da bu link ve devamında da izleyebilirsiniz..
htpp://yorumsuzblog.adrese.com
[*] (Kemal Gökdoğan Bey’e teşekkür ederiz.)
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Rob Gonsalves resimlerini indirin..
| Kategori: Sanat, İndirin.. |
|
|
22 May 2008 05:21
Hakikatin yansımaları… Özgür ruhun açılımları… İlliyyun un ihataa sı…
22 May 2008 10:59
Baktığın yere bütün beşeri değer yargılarını bırakıp bakarsan; gerçekte olan da bu resimde anlatılanlardan farksız değildir.
Bu şekil baktığın yerden de mutlaka sana hitap gelecektir.
HASAN GÜLER (B MEALİ)
BAKARA 265-) Ve meselülleziyne yunfikune emvalehümüb tiğae merdatillahi ve tesbiyten min enfüsihim kemeseli cennetin Bi rabvetin esabeha vabilün fe atet üküleha dı`feyn* fe in lem yusıbha vabilün fe tall* vAllahu Bi ma ta`melune Basıyr;
Allah rızasını isteyerek/arayarak ve kendi enfüslerinden bir tesbit (rablerine ait bir özellik) ile mallarını infak edenlerin misaline gelince; kendisine kuvvetli bir sağanak yağmur isabet edip de yemişlerini iki kat vermiş (Bi-) tepedeki cennet’e/bahçeye benzer… O’na (böyle bir tepedeki bahçeye) bol yağmur isabet etmese bile, (onun yemiş vermesi için) bir çise/nem olur/yeter… Allah yapmakta olduklarınızı (B sırrınca; onların hakikatı ve meydana getiricisi olarak) Basıyr’dir.
22 May 2008 14:53
Bu resimlerle ilgili bakip gördüklerini paylasmak isteyenler icin Türkçe yazilimli bir link;
Burada..
23 May 2008 18:32
Arkadaşlar genel ifadeler yerine, resim resim yorum yapsanız da, biz de resimlerin ne anlattığını öğrensek!
Resimlere bakıyorum, yorumları okuyorum. Bir sonuç çıkaramıyorum. Resim OKU’mayı bilen birileri ayrıntılı yorum yazsa da, biz de resim OKU’mayı öğrensek!
Ben henüz resim OKU’yamadığımdan, biliyormuş gibi yapıp, genel yorum yazmıyacağım.
Samimiyetle… Selametle…
23 May 2008 18:45
sıfır Yazmış:
22 Mayıs 2008 05:21
Hakikatin yansımaları… Özgür ruhun açılımları… İlliyyun un ihataa sı…
Kardeşim, GÖR’düklerini bize de açsan, biz de GÖR’sek, fena mı olur?…
[…]
Site değişik bir yöntem sergilemiş, öğretmek için. Ama öğrendiklerini öğretecek yorumlar yok, katılım yok. Ya çoğunluk anlamış(!?), ya da çoğunluk anlamamış. Anlayanlar yorum yazsalar da, biz anlamayanlar anlasak. Anlar gibi görünmeye çalışmasak.
23 May 2008 18:58
“Baktığın yere bütün beşeri değer yargılarını bırakıp bakarsan; gerçekte olan da bu resimde anlatılanlardan farksız değildir.
Bu şekil baktığın yerden de mutlaka sana hitap gelecektir.”
Zekariya bey; yorumlarınızı biraz daha ayrıntılı yazsanız, inanın yazıları okurken bile yorumları okuduğum kadar zorlanmıyorum.
Yazdığınız ayetin de, resimle ilgisini değerlendirip yorumlasanız, daha bilgilendirici olur. Şu an ben yorumunuzdan açık bir sonuç çıkaramıyorum. Kafamda bir çok soru oluşturdunuz. Anlatmak istediklerinizi açarak yazarsanız sevinirim.
Saygılar.
23 May 2008 19:10
Zahirle Batının, Hayalle Gerçeğin, Madde ile Mananın buluştuğu mistik bir kompozisyon..
Aynadan ışığın yansıması ve sonsuzluk özleminin bir bahar rüzgarı gibi okşaması. Sadece ağlamak istiyorum.
Allah’ınızdan Razı olun…
23 May 2008 23:20
Arkadaslar hakli. Editör emek verip “baktigini görmek isteyenlere” bir imkan sunmus. Sınırlı da olsa bir baslangic yapilabilir, görme calismalarina…. Ben simdiden basliyorum.
Üstten
1. Resim;
Ne düsünüyorsan O’sun mu demek istenmis!?
2. Resim;
“Hayal gücün kadar yükselebilirsin” olabilir mi?
3. Resim;
Bazi gercekler tecrübeyle elde edilir.
4. Resim;
Ilim sahibleri gectigi yerleri SU gibi mamur ederler.
5. Resim;
Dünyaya ait olan ne varsa gelip gecicidir. Nereye kurarsan kur sonunda kum gibi dagilmaya mahküm.
6. Resim;
Ayna ne kadar aslini yansitirsa yansitsin ayna olmaktan baska bir vasfi yoktur. ASIL gercek olandir.. AYNA ise hayal.
7. Resim
Müzik ruhlara günes gibi hayat verir.
Simdilik görebildiklerim…..
24 May 2008 12:10
Resimler kadar uçuk bir şiir yazmak istedim sadece…
YORUMSUZ
özgürdür ruhlar ve derindir derin
istediği şeyi çizmek için ne boyaya ne de tuale ihtiyaçları vardır
renksiz ve beyazdır ruhlar ama en renkli manalar beyazdan seyredilir
uzan bak yatağına ve kapat gözlerini
ve çiz istediğin resmi çizdiğin herşey sensin aslında
ve boya istediğin tonlarda düşlerini
ve ağla ağlayabildiğin kadar boyaların aksın gitsin istersen
zira ruha renk yakışmaz
o renksiz-suretsiz-kolsuz ve bacaksızdır
ayna nedir diye hayal et ve çiz
ama ışık da lazım ışık
ışıksız sanat olur mu?
ışığa hasret, hasret kaldık
ah biraz ışık:)
24 May 2008 12:11
Renkten ve manadan yoksun, susuzluktan kuruyup çöle dönmüş gönül dünyamızı, ustaca ama yumuşacık fırça darbeleriyle, gökkuşağının muhteşem renkleriyle boyayan, sevginin olabilecek en güzel resmini çizerek mana zenginliği kazandıran ve kırık testisinden taşıdığını sızdıran bir ehli gönül, diğer bir deyişle evrensel şuurun yansımaları.
Aynada kendisinden başka hiç kimseyi görmeyen, perdelenmiş gözlerin perdesini kaldıran ve bakış açımızdaki karanlık noktalara ışık tutan, sevgi kapısının ardına kadar açık olduğunu anlatan ve o kapıdan baktıran, gönül sarayımızın kapısını çalan birer sevgi mektupları.
Ve bir gece gönlümüzü açmışken size
Bir şiir okuyup, Seslendin bize
Ve yine sevgiyle, gönülden, en derinden
Haydi beraber dinleyelim, gönül dilinden
ŞİİR GİBİ BİR RESİM
Allah’ınızdan razı olun
24 May 2008 13:20
Renklerin dokunuşları diyerek bakıyorsun,
ne rengin hakkı ne de paylaşım hakkı özgünce doğuyor,
renklerin dokunuşlarına aydınlığın çocukları diyorsun,
ne çocuk büyüyor ne aydınlık hakim oluyor,
aydınlığın fırça darbesi diyorsun illa bir çerçeve ile sınırlıyorsun,
bakmak görmek, okumak arası bir yaratıcılıkta çırpınıp durdukça,
çırpınmanın hak getiresi ile,
çırpınmadan hak hep oradasın,
ışık açılarına selam dedirtiyor sanki merhaba ikileminden beri..
24 May 2008 14:57
Sevgili ORHAN;
{“Baktığın yere bütün beşeri değer yargılarını bırakıp bakarsan; gerçekte olan da bu resimde anlatılanlardan farksız değildir.
Bu şekil baktığın yerden de mutlaka sana hitap gelecektir.”
Zekeriya bey; yorumlarınızı biraz daha ayrıntılı yazsanız, inanın yazıları okurken bile yorumları okuduğum kadar zorlanmıyorum.}
* * *
Yukarıda yazılan bir ayet değil ancak;
Belli çalışmaların ardından sizden çıkan sözlerin anlam olarak ya da mana olarak bir ayeti işaret etmesi vardır. Bu yolun özelliğindendir.
ALAK SURESİ
5-) Allemel`İnsane ma lem ya`lem;
(YANİ) insan’a bilmediğini ta’lim etti.
Bunu yazdığım cümleyi kastederek demiş olmuyorum. Baktığınız heryere beşeri değer yargılarınızdan arınarak derken, şuna işaret etmek istedik:
Toplumun, ailemizin, okuduklarımızın bize kazandırdıkları, görüp zanda bulunduklarımız, sahiplik duygusu gibi duyguları bir kenara bırakıp örneğin Şelale Resmini ele alırsak orada ki suyun kayaları yontarak ve şekillendirmesiyle bir güzellik katılıyor, kırılan ya da kopan kaya parçalarından suyun ona hükmetmesiyle madensel değer kazanıp örneğin mercan taşı oluşup, bir yüzük veya bir kolye olup takılması ve mercanın metafiziksel özellikleri arasında sedef hastalığında faydalı olması için suyun bu taşı yonttuğunu görmekten, suyun bir aklının olmayışı sebebiyle orada hüküm süren Melik’i görmekten bahsediyorum. Herşey ve herkes kulluğunu yapmakta görebilene şaşı olmayıp, kınamayıp yerli yerinde görmek gibi.
Bu kadar şeyin açıklanmasına vesile olduğun için teşekkür ederim.
Sevgiyle kalın.
24 May 2008 15:17
“Allah rızasını isteyerek/arayarak ve kendi enfüslerinden bir tesbit (rablerine ait bir özellik)”
Bu ayette Allah rızasını isteyerek: Allah’ın kulu üzerindeki tasarrufunu ortaya koyması isteyerek,
kendi enfüslerinden bir tesbit: Mana aleminde ona verilecek bir şahitlik ile tesbit.
Bu tesbitler ancak tüm şartlanmasız baktığın zaman tesbit ya da hitap gelir.
Gerisi yeterince açık ayetin. Senin gönlüne vereceği güzellikler neticesinde sende yaşatacak hallerdir.
24 May 2008 17:01
Birinci resimde; insanların kafaları resimde gizlenmiş, yerine binalar, gökdelenler çizilmiş. Acaba insanların aklı fikri dünyada ev, bina yapmak mı demek istemiş; yoksa insanların kafalarının içi betonlaşmış, maddeye kilitlenmiş, hayali, ilizyonu gerçek sanıyor mu; denmek istemiş?
***
İkinci resin bende “insanlar uykudadır, ölünce uyanırlar” hadisini hatırlattı.
Bir zat “dünya hayatının da bir rüya gibi yorumlanması gerekir” demiş. Acaba; dünya hayatı da ahiret hayatının rüyası mı? Ölümü tadınca ahiret hayatımızda uykumuzdan uyanmış mı olacağız?
***
Üçüncü resimde, feneri Elif projeksiyonuna, dünyayı karanlıktaki varlığa(zat), yansıyan ay’ı ise B sırrına benzettim.
***
Dördüncü resimde; yukarılardan gelen su aşağılarda insan olarak algılanıyor. Üstadın TEK’liği anlatırken kullandığı su misali aklıma geldi. Herşeyin aslı suyun, değişik halleri dolayısıyla buz, buhar gibi isimler alması. Varlıkta TEK; ama aldığı isimler değişik değişik.
***
Beşinci resimde; aşağılardan getirilen kumla yukarılarda şatolar, kuleler inşa ediliyor. Özümüzden gelen esmalar ile maddenin var algılanmasını aklıma getirdi.
***
Altıncı resimde, ayna görevi yapan yer döşemeleri var. İnsan bunları yerleştiriyor. Ayna kendimizde, biz hakikatı yansıtıyoruz.
Resimde ayna, görüntünün tersini yansıtıyor. Biz sınırlı varlıklar da, tersimizi-sınırsızı mı yansıtıyoruz?
***
Son resimde, uzaktan bakıldığında ayçiçeği olarak görünenler, yaklaştığında insan olduğu gözleniyor. Adam oturmuş, keman ile müzik dinletiyor. Müziğin evrenselliği mi, görüntünün aldatıcılığı mı, herşey birbirine benzer diye TEK’liğe mi atıf var?