// 31 Ekim 2007
Hakkın gözleriyiz biz. Her daim gönüllere nazar ederiz. Kıblemiz gönül kâbesidir, gönüllere hitab ederiz. İşitişimiz Semicedir. Görüşümüz Basirce. Alimce biliriz her gizliyi. Her dileğimiz Müridindir bizim. Tevrat bizi “Rabbin yeryüzünde gezen gözleri” olarak vasfeder. Bizde kendini her an vasıfsız olarak seyreder. Batınen sırların sırrına vakıfızdır.
Zikrederiz Rabbimizi Abid ve Zahid olarak. Bütün mevcudatla barışığızdır biz. Hiçbir zaman insan ayırt etmeyiz. “Ben sana küskünüm” diyenlere karşı “Ben sana küskün değilim” sözüyle mukabele ederiz. Bütün yaratılmışlara karşılıksız sevgi besleriz. Sevdiklerimizle gönül birlikteliğindeyiz. Her zaman fenalığa karşı iyilikle karşılık veririz. Böylece, dost kazanmanın sırrına ereriz. Bilinç boyutunda sınırsızdır seyrimiz. Kadim olanın kelamıyla kelam eder, selamıyla selam eyleriz. Gayzer oluruz celaliyle, pınar oluruz cemaliyle, okyanustan kemaliyle ilmü irfan saçarız biz. Doğuştan aciz ve fakirizdir. Acz ve fakrımızı en büyük zenginlik biliriz. Mekansızlıktır mekanım diyerek; bizi sevenlerin gönlünde yer ederiz. Özümüz ve sözümüz birdir bizim, daima doğruyu söyleriz. Hak bizde tasarruf eder, tasarrufu tahakkuk eder. Dua ve niyazımız sürekli devam eder. Salatta dâimiyiz biz. Gah olur Yunus gibi vahdet deryasına gark olur, gah olur Musa gibi Tur’a vasıl oluruz. Ümidimiz vardır, ümitvarız. Seslenişimiz Allahçadır, algılayışımız da. Allah ile seyreder ve Allah’a rücu ederiz. Hay’dan gelir, Hu’ya gideriz. Kudreti önünde boyun büker, Kahrıyla secdeye gideriz. ”Lillahil Vahidil Kahhar” deriz. Lütfuyla lütuflanır, rızkıyla rızıklanırız biz. Kalplerimizi Allah zikriyle tatmin ederiz. Yokluğumuzu her an fark eder, varlığıyla seviniriz. Ellerimizi semaya açar, dergâhına iltica ederiz. Sessiz sesimizle sadece Ondan yardım isteriz. İlahi nazar bizden zahir olur, nazarı ilahiye maruz ederiz. Muhabbet ve öfkemizle sadece Onun bir aletiyiz. Lütfunun ve Kahrının âyinesiyiz. Her dem Onunla seyrederiz. Vahdet denizine gark olur, deryada bir dalga oluruz biz. Salat eyleriz, Selam eyleriz. Salat ile rahmet eyleriz. Biz yarimizden haber veririz. İnsanlar içinde saklı cevheriz. Nur içinde nur, seyir içinde seyir vardır diyenleriz. Hak bahçesinin gül goncası erenleriyiz. Her zaman Hakkın veren eliyiz. Okyanus ötelerinde yaşarız ayrı dünyaları, fark ederiz derin suları. Derin sular ötesindeki bambaşka değer ve yaşamları. Evrensel insan olmanın hazzıyla yaşarız. Ceht ateşinin içinde safa gülistanını keşfederiz. Yana yana eririz ve sonunda yanmaz oluruz biz. ”Berden ve Selamen” diyarından haber getiririz. Bir anka kuşu misali yakılan külümüzden diriltiliriz. “Fesemme vechullah” sırrıyla kendimizden geçeriz. Biz Muhammediyiz. Hakkın gören gözleriyiz biz.
Nazım Akpınar
www.yorumsuzblog.net.tc
ahad103@hotmail.com
(Not: Bu yazımız, bir Cuma gününün bereket ve feyziyle ilhamen yazdırılmıştır. Hakkın gören gözleri olabilmemiz temenni ve niyazıyla…)
31 Ekim 2007 12:11
Gönlünüze sağlık…
31 Ekim 2007 13:56
HAK GOZU NE DEMEKTİR?
Mu’min in nazarıdan sakınınız gibi mi? Eger oyle ise Mu’min gozu, Hak’kin zirve bakisi midir? Sakinilmasi gereken nedir? Hizir ve Musa bakisinda birbirlerine tesirleri hangi bakisla olur?
Olani gormek midir o bakis?
Olani degistirmek midir?
(Zulm etmeden degisim nasil olur?)
Kendi idrakinca mi bakmaktir? Ortadaki idraki mi anlamaktir?
Sadece seyir bakisinin (seyir in bir bakisi olsa gerek) kime faydasi olur seyredene mi (ihtiyaci var midir? seyredilene midir? (ustten bakis tanrisal gelmiyecek midir bu anlayisla karsilasana).
Hakkin gozleri nin amaci nedir? Gonulden fiskirani fark etmek ise, zaten fark edilmeye calisilan o gonul baglanti kurmus yaradaniyla ki fiskiriyor, amac her taze dem de bir olmak midir? O vakit goz, bu arayis icinde midir? Hakkin gozu sadece iyiligi mi izler, esmalarinin nerede nasil is yaptiginin hesabini mi tutar? Terkibsel degisim, Hakkin gozunde nasil yer bulur, her yaratisina mukemmel bakiyorsa, ayirim yapmiyorsa iyi-kotu diye? Hakkin gozu nasil bir yasam halidir? Coskunca midir? Niye? Huzunlu mudur? Nasil? Kendince midir? Kendincenin Hakki ne ola?
Super bir yazi oldugunu dusunuyorum halen, pozitif enerjiniz yazilariniza yansiyor, belki de bu guzel enerjiniz bu sorulari sorma muhatabligini yasatmistir (kendimden kendime), dost gonlu incitmemek niyetiyle hosca olun.
“Söylesem faydası yok, Sussam gönül razı değil” (Fuzuli)
31 Ekim 2007 16:19
Böyle bakan ve gören gözler olunca bize de destur deyip kendimize çeki düzen vermek düşer. Daha fazlası övgüye girer ve bu yazı karşısında bize de tüm övgüler yazana değil yazdırana demek düşer. Göz ile gören ayrı olmasa da… Hayy Maaşallah be!!!
31 Ekim 2007 17:30
Her gün sabah-akşam dua niyetiyle bilinçli bir şekilde okunmasında fayda sağlayacak çok güzel bir yazı olmuş…
31 Ekim 2007 23:42
Muhammedi olmanın ne denli muhteşem bir anlayış olduğunu görebilmek, idrak edip tüm İNSANLIĞA hibe etmek…işte bütün mesele burda ya.. VESSELAM!..
13 Kasım 2007 00:13
Slm, la havle ve la kuvvete illa billahil aliyyil azim. Senden sana, benden bana, bizden bize gelen ne güzel ya HU. Alim, murid, kadir her an yeni şanda görmek! Ne güzel eyvallah.
15 Kasım 2007 22:23
Derundan hissedip yaşayanlardan olmak ümidiyle. Allah muin’imiz olur inşaallah. Günün birinde bir gül gibi açarız da; özünden seyrederiz birbirine sımsıkı sarılmış muhabbet kokan yapraklarını. Muhabbetiniz daim olsun inşallah. Vesselam