<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress/2.3" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>
<channel>
	<title>Füsûs’ül Hikem Yorumlu Özeti (1. Bölüm) yazısına yapılan yorumlar</title>
	<link>http://yorumsuzblog.adrese.com/fusus%e2%80%99ul-hikem-yorumlu-ozeti-1-bolum/</link>
	<description>Zamansız-Sonsuz Boyutun Kapısını açmak için.. Kozmik bilinç için..</description>
	<pubDate>Sat, 17 May 2008 04:58:31 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.3</generator>
		<item>
		<title>angorya tarafından</title>
		<link>http://yorumsuzblog.adrese.com/fusus%e2%80%99ul-hikem-yorumlu-ozeti-1-bolum/#comment-1997</link>
		<dc:creator>angorya</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Mar 2008 21:56:18 +0000</pubDate>
		<guid>http://yorumsuzblog.adrese.com/fusus%e2%80%99ul-hikem-yorumlu-ozeti-1-bolum/#comment-1997</guid>
		<description>&lt;em&gt;‘’ Melekler büyültülerek âlem haline dönüştürülmüş insan (“insan-ı kebir”) olarak anlatılan evrenin bazı kuvvetleri hükmündedir. ‘’&lt;/em&gt;

(O halde, insanda tüm bu kuvvetler var fakat o bunları hakkıyla açığa çıkaramadığı için atıl durumda bu kuvvetler. Meleklerinki ise tek kuvvet olduğu için lazer ışını gibi odaklı ve keskin. İnsan kuvvetlerin tümünü birleştirerek açığa çıkarma yeteneğine sahip. Bunlardan ne kadarı tam olarak çıkarsa açığa insan da o kadar meleki özelliklerle donanmış olur. Bir anlamda birkaç melek(e) 1 kişide toplanmış olur. Tümünü birden tek tek (yani bir tek melekenin tam anlamıyla)  hakkıyla açığa çıkarabilen ise ilahi kudreti açığa çıkarmış olur.)
.  .  .

&lt;em&gt;‘’ En üst boyutta tümel akıl ve tümel bilinç Cebrâil olarak tecellî eder.’’&lt;/em&gt;

(Cebrail bilinci hepimizin içinde uyur vaziyettedir ve uyandırılmayı beklemektedir, desek?!)
.  .  .
&lt;em&gt;
‘’Hak’ın huzurunda insan, bir gözün göz bebeği gibidir. Çünkü Hak kendi mânâlarının tecelliyatı olan âlemlerini, kulunda gören göz olarak seyretmektedir… Kuluna kendinden gayrı varlık vermeden.’’&lt;/em&gt;

 (İnsanlar kendilerini ve başkalarını yargılarken, kötü davranırken bu noktayı göz önüne almalı…)
.  .  .
&lt;em&gt;
‘’Umur-u külliye (tümel soyut kavramlar) açığa çıktığı birimden ayrı bir varlığa sahip değildir, o birimlerle aynı da değildir. Mesela ruh insandan ayrı bir şey de değildir, insanın aynısı da değildir. Yine ilim, hayat akıl ve diğer soyut kavramlar insan değildir insanın haricinde de değildir.’’&lt;/em&gt;

(Ruh ego’nun esiri değildir, dolayısıyla sınırsızdır, sonsuzdur. İnsan ise egoya hapsolmuş sonlu ve sınırlı bir varlıktır. Ego tamamen yok olsa bile (mümkünse eğer bu) yine de et-kemik beden sınırlayacaktır insanı. Ruh ise hepsinin ötesindedir, insanın içindeki ama ötesindeki bir güç. İnsanın özü dedikleri şey bu olsa gerek. Özümüzle ne kadar yakın ilişki içindeysek o kadar ruh bilincindeyiz…)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p><em>‘’ Melekler büyültülerek âlem haline dönüştürülmüş insan (“insan-ı kebir”) olarak anlatılan evrenin bazı kuvvetleri hükmündedir. ‘’</em></p>
<p>(O halde, insanda tüm bu kuvvetler var fakat o bunları hakkıyla açığa çıkaramadığı için atıl durumda bu kuvvetler. Meleklerinki ise tek kuvvet olduğu için lazer ışını gibi odaklı ve keskin. İnsan kuvvetlerin tümünü birleştirerek açığa çıkarma yeteneğine sahip. Bunlardan ne kadarı tam olarak çıkarsa açığa insan da o kadar meleki özelliklerle donanmış olur. Bir anlamda birkaç melek(e) 1 kişide toplanmış olur. Tümünü birden tek tek (yani bir tek melekenin tam anlamıyla)  hakkıyla açığa çıkarabilen ise ilahi kudreti açığa çıkarmış olur.)<br />
.  .  .</p>
<p><em>‘’ En üst boyutta tümel akıl ve tümel bilinç Cebrâil olarak tecellî eder.’’</em></p>
<p>(Cebrail bilinci hepimizin içinde uyur vaziyettedir ve uyandırılmayı beklemektedir, desek?!)<br />
.  .  .<br />
<em><br />
‘’Hak’ın huzurunda insan, bir gözün göz bebeği gibidir. Çünkü Hak kendi mânâlarının tecelliyatı olan âlemlerini, kulunda gören göz olarak seyretmektedir… Kuluna kendinden gayrı varlık vermeden.’’</em></p>
<p> (İnsanlar kendilerini ve başkalarını yargılarken, kötü davranırken bu noktayı göz önüne almalı…)<br />
.  .  .<br />
<em><br />
‘’Umur-u külliye (tümel soyut kavramlar) açığa çıktığı birimden ayrı bir varlığa sahip değildir, o birimlerle aynı da değildir. Mesela ruh insandan ayrı bir şey de değildir, insanın aynısı da değildir. Yine ilim, hayat akıl ve diğer soyut kavramlar insan değildir insanın haricinde de değildir.’’</em></p>
<p>(Ruh ego’nun esiri değildir, dolayısıyla sınırsızdır, sonsuzdur. İnsan ise egoya hapsolmuş sonlu ve sınırlı bir varlıktır. Ego tamamen yok olsa bile (mümkünse eğer bu) yine de et-kemik beden sınırlayacaktır insanı. Ruh ise hepsinin ötesindedir, insanın içindeki ama ötesindeki bir güç. İnsanın özü dedikleri şey bu olsa gerek. Özümüzle ne kadar yakın ilişki içindeysek o kadar ruh bilincindeyiz…)</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>mustafa öz tarafından</title>
		<link>http://yorumsuzblog.adrese.com/fusus%e2%80%99ul-hikem-yorumlu-ozeti-1-bolum/#comment-1614</link>
		<dc:creator>mustafa öz</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 02 Mar 2008 16:58:07 +0000</pubDate>
		<guid>http://yorumsuzblog.adrese.com/fusus%e2%80%99ul-hikem-yorumlu-ozeti-1-bolum/#comment-1614</guid>
		<description>Yaklaşık üç yıldır  Fusus el-Hikem okuma çalışması yapan bir kişi olarak bu çalışmayı görünce heyecanlandım, her ne kadar çalışma çok genel hatlarıyla ve kaba çizgileriyle bir aktarım ise de okuyucu yorumları ile zenginleşeceğini düşünerek hemen Fusus el-Hikem in girişinden bir paragraf, bir soru ve bir yorum sunmak istiyorum;

“Bundan sonrasına gelince, 627 yılında Muharrem ayının sonlarına doğru Şam kentindeyken, rüyamda [mübeşşire] Resulallah’ı (sav) gördüm. Elinde bir kitap vardı ve bana şöyle buyurdu: “Bu kitap, Fusus el-Hikem’dir. Bunu alıp insanlara götür ki ondan faydalansınlar.” Ben şöyle dedim: “İşitip itaat edilecek olan, Allah ve Resulü ve aramızdaki emir sahipleridir — ve biz de emrolunduk.” Dolayısıyla, bu kitabın herhangi bir fazlalık veya eksiklik olmaksızın, Resulallah’ın (s.a.v.) bana getirdiği sınırlar içerisinde ortaya konması için isteneni yerine getirdim ve niyetimi arılaştırdım ve kendimi (nefsanî) yönelim ve istemlerden yalıttım. Ve Allahu Teala’dan bu kitabı ortaya koyarken ve bütün hallerimde beni şeytanın söz geçiremediği kullarından kılmasını; parmaklarımın yazdığı ve dilimin söylediği ve kalbimin içine aldığı bütün herşeyde ilahi korumayla, beni, kalbimin tabiat alemine dönük yüzünde [ru-i nefsî] ahadiyet mertebesinden gelen ilhamlara [ilka-i Subbuhî] ve ruhun üflenişine özgülemesini; bu şekilde, kendi hükümlerimi dayatıcı değil yalnızca tercüman olmayı; öyle ki, kalb sahibi olan ehlullahtan bu kitabı anlayan kişinin, onun aldatıcı nefsin garazlarından münezzeh bulunan takdîs (yani, ahadiyet) makamından indiğini mütehakkık olmasını istedim ve bunun için duacı oldum.”

Arabi hazretleri bu paragrafta Fusus el-Hikem Resulallah’tan (sav) aldığını söylüyor bu nasıl olabilir?.. 
Kendi yorumumu daha sonra arz edeceğim.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Yaklaşık üç yıldır  Fusus el-Hikem okuma çalışması yapan bir kişi olarak bu çalışmayı görünce heyecanlandım, her ne kadar çalışma çok genel hatlarıyla ve kaba çizgileriyle bir aktarım ise de okuyucu yorumları ile zenginleşeceğini düşünerek hemen Fusus el-Hikem in girişinden bir paragraf, bir soru ve bir yorum sunmak istiyorum;</p>
<p>“Bundan sonrasına gelince, 627 yılında Muharrem ayının sonlarına doğru Şam kentindeyken, rüyamda [mübeşşire] Resulallah’ı (sav) gördüm. Elinde bir kitap vardı ve bana şöyle buyurdu: “Bu kitap, Fusus el-Hikem’dir. Bunu alıp insanlara götür ki ondan faydalansınlar.” Ben şöyle dedim: “İşitip itaat edilecek olan, Allah ve Resulü ve aramızdaki emir sahipleridir — ve biz de emrolunduk.” Dolayısıyla, bu kitabın herhangi bir fazlalık veya eksiklik olmaksızın, Resulallah’ın (s.a.v.) bana getirdiği sınırlar içerisinde ortaya konması için isteneni yerine getirdim ve niyetimi arılaştırdım ve kendimi (nefsanî) yönelim ve istemlerden yalıttım. Ve Allahu Teala’dan bu kitabı ortaya koyarken ve bütün hallerimde beni şeytanın söz geçiremediği kullarından kılmasını; parmaklarımın yazdığı ve dilimin söylediği ve kalbimin içine aldığı bütün herşeyde ilahi korumayla, beni, kalbimin tabiat alemine dönük yüzünde [ru-i nefsî] ahadiyet mertebesinden gelen ilhamlara [ilka-i Subbuhî] ve ruhun üflenişine özgülemesini; bu şekilde, kendi hükümlerimi dayatıcı değil yalnızca tercüman olmayı; öyle ki, kalb sahibi olan ehlullahtan bu kitabı anlayan kişinin, onun aldatıcı nefsin garazlarından münezzeh bulunan takdîs (yani, ahadiyet) makamından indiğini mütehakkık olmasını istedim ve bunun için duacı oldum.”</p>
<p>Arabi hazretleri bu paragrafta Fusus el-Hikem Resulallah’tan (sav) aldığını söylüyor bu nasıl olabilir?..<br />
Kendi yorumumu daha sonra arz edeceğim.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>angorya tarafından</title>
		<link>http://yorumsuzblog.adrese.com/fusus%e2%80%99ul-hikem-yorumlu-ozeti-1-bolum/#comment-1548</link>
		<dc:creator>angorya</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Feb 2008 01:45:36 +0000</pubDate>
		<guid>http://yorumsuzblog.adrese.com/fusus%e2%80%99ul-hikem-yorumlu-ozeti-1-bolum/#comment-1548</guid>
		<description>İşimiz atalarımızdan daha mı zor yoksa daha mı kolay? 

Bir yandan daha kolay... bilgiye ulaşmak bu kadar kolay olduğu için, bilim ilerlediği için... öte yandan zorluklar da var.................................. 



uzuun noktalardan ve aradaki boşluktan da anlaşılacağı üzere; zorlukları sıralamaya yeltendim; AMA olmadı... 

çünkü; aslında zorluk değil sadece kolaylıklar olduğu düşüncesi doğdu içime, hem de çok net ve güçlü bir şekilde... 

Evet, evet... bence, bizler atalarımızdan, dedelerimizden daha şanslıyız... işimiz çok kolaylaştırılmış... gecenin bu vaktinde herkes uyurken, sıcak köşemde bu kadar rahat bir şekilde kainatın sırlarını okuyabiliyorken zorluklardan bahsetmek sanki nankörlük olacakmış gibi geldi bana...

dolayısıyla, zorluk falan yok zannımca... sadece kapalılık, yani uyku, yani gaflet hali var... 

bilgiye, hakikate ulaşmak için gönlünde en ufak bir kıvılcım çakanlar için ise bütün kapılar ardına kadar açık... 

yeter ki biz isteyelim, dileyelim ve dileğimizin gereklerini yerine getirelim...

 
Yorumunuz çok güzeldi Sevgili Kemal Gökdoğan, yüreğinize, beyninize sağlık... ilminiz an be an çoğalsın...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>İşimiz atalarımızdan daha mı zor yoksa daha mı kolay? </p>
<p>Bir yandan daha kolay&#8230; bilgiye ulaşmak bu kadar kolay olduğu için, bilim ilerlediği için&#8230; öte yandan zorluklar da var&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. </p>
<p>uzuun noktalardan ve aradaki boşluktan da anlaşılacağı üzere; zorlukları sıralamaya yeltendim; AMA olmadı&#8230; </p>
<p>çünkü; aslında zorluk değil sadece kolaylıklar olduğu düşüncesi doğdu içime, hem de çok net ve güçlü bir şekilde&#8230; </p>
<p>Evet, evet&#8230; bence, bizler atalarımızdan, dedelerimizden daha şanslıyız&#8230; işimiz çok kolaylaştırılmış&#8230; gecenin bu vaktinde herkes uyurken, sıcak köşemde bu kadar rahat bir şekilde kainatın sırlarını okuyabiliyorken zorluklardan bahsetmek sanki nankörlük olacakmış gibi geldi bana&#8230;</p>
<p>dolayısıyla, zorluk falan yok zannımca&#8230; sadece kapalılık, yani uyku, yani gaflet hali var&#8230; </p>
<p>bilgiye, hakikate ulaşmak için gönlünde en ufak bir kıvılcım çakanlar için ise bütün kapılar ardına kadar açık&#8230; </p>
<p>yeter ki biz isteyelim, dileyelim ve dileğimizin gereklerini yerine getirelim&#8230;</p>
<p>Yorumunuz çok güzeldi Sevgili Kemal Gökdoğan, yüreğinize, beyninize sağlık&#8230; ilminiz an be an çoğalsın&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Uryan tarafından</title>
		<link>http://yorumsuzblog.adrese.com/fusus%e2%80%99ul-hikem-yorumlu-ozeti-1-bolum/#comment-1546</link>
		<dc:creator>Uryan</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 Feb 2008 21:45:28 +0000</pubDate>
		<guid>http://yorumsuzblog.adrese.com/fusus%e2%80%99ul-hikem-yorumlu-ozeti-1-bolum/#comment-1546</guid>
		<description>ALLAH RAZI OLSUN.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ALLAH RAZI OLSUN.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>kenan tarafından</title>
		<link>http://yorumsuzblog.adrese.com/fusus%e2%80%99ul-hikem-yorumlu-ozeti-1-bolum/#comment-1539</link>
		<dc:creator>kenan</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 Feb 2008 06:22:15 +0000</pubDate>
		<guid>http://yorumsuzblog.adrese.com/fusus%e2%80%99ul-hikem-yorumlu-ozeti-1-bolum/#comment-1539</guid>
		<description>Şanı sonsuz yüce ALLAH'ım. beşerin vasfettiklerinden sonsuz münezzeh ALLAH'ım. Seni hakkıyla övemem sen kendini vasfettiğin gibisin..  Seni hakkıyla anlayamadım. beni affet Senı  anlayan dostlarının arasına kat... amiin</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Şanı sonsuz yüce ALLAH&#8217;ım. beşerin vasfettiklerinden sonsuz münezzeh ALLAH&#8217;ım. Seni hakkıyla övemem sen kendini vasfettiğin gibisin..  Seni hakkıyla anlayamadım. beni affet Senı  anlayan dostlarının arasına kat&#8230; amiin</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>ruh-i latife tarafından</title>
		<link>http://yorumsuzblog.adrese.com/fusus%e2%80%99ul-hikem-yorumlu-ozeti-1-bolum/#comment-1532</link>
		<dc:creator>ruh-i latife</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 24 Feb 2008 00:41:52 +0000</pubDate>
		<guid>http://yorumsuzblog.adrese.com/fusus%e2%80%99ul-hikem-yorumlu-ozeti-1-bolum/#comment-1532</guid>
		<description>Bu yazı için Kemal bey'i ve şahsında Muhiddin ibn Arabi 'yi ve hz. resulü ekrem'i selamlıyorum .. az   evvel  bu kitabı düşünüyordum ve yazmaya çalıştığım ruhumun masalını... ikisinin çözemediğim birbirlerine olan bağını..
o zamanlar okuduğumda anlayamadığım ve hayatımı değiştiren bu kitabı şimdi sayenizde bir nebze anlayabileceğimi umuyorum... ve bu değerli çalışma için Allah'tan ; Arabi hoca gibi, ilminizi arttırmasını     diliyorum..
Güvenlik kodumun 'nokta' olmasını da sevinçle karşılıyorum... 'nokta' olun ve 'nokta' olalalım inşaallah diyorum.. amin.....</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazı için Kemal bey&#8217;i ve şahsında Muhiddin ibn Arabi &#8216;yi ve hz. resulü ekrem&#8217;i selamlıyorum .. az   evvel  bu kitabı düşünüyordum ve yazmaya çalıştığım ruhumun masalını&#8230; ikisinin çözemediğim birbirlerine olan bağını..<br />
o zamanlar okuduğumda anlayamadığım ve hayatımı değiştiren bu kitabı şimdi sayenizde bir nebze anlayabileceğimi umuyorum&#8230; ve bu değerli çalışma için Allah&#8217;tan ; Arabi hoca gibi, ilminizi arttırmasını     diliyorum..<br />
Güvenlik kodumun &#8216;nokta&#8217; olmasını da sevinçle karşılıyorum&#8230; &#8216;nokta&#8217; olun ve &#8216;nokta&#8217; olalalım inşaallah diyorum.. amin&#8230;..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
