Egoların meydan savaşı

// 16 December 2007

Yorumsuz Blog, fırsat buldukça linkine tıklamaya çalıştığım, Halil İbrahim bereketli ilim sofrasından imkanlar ölçüsünde yararlanmaya çabaladığım, Hakk’ın değişik, değişik (ve ne de güzel) esmalarının dillenişlerine kulak vermeye çalıştığım çok farklı ve adı gibi sahiden de (kişisel) yorumların olmadığı sadece ve sadece gerçek (TEK) “HÜKÜM VE YORUM SAHİBİ”nin tecellilerinin SEYR’i olarak algılanabilecek olduğunu düşündüğüm bambaşka bir alemdi benim için…

Ancak ne var ki, şimdilerde görüyorum ki sitenin formatı bambaşka bir aleme doğru gidiyor..! Egoların meydanda çarpıştığı; kınama, hor görme, kıskanma, sevgisizlik vb. gibi tasavvufta şiddetle kaçınılması gereken hallerin ortada kol gezdiği, adeta bir televole mahalline, benlik maratonuna dönüşmüş, bu CAN’ların buluştuğu kıymetli sofra… Neden arkadaşlar.. Neden bu anlamsız ve malayani şeyler? Burada toplanan herkesin ortak kaygısı BİR değil mi? O da kendini tanımak. Hal böyle iken, kendimizi tanıma gayesiyle giriştiğimiz bu paylaşım denizinde neden birbirimizi başkası (karşıdaki ayrı bilinç) olarak görüp olayı, “ne kendini ne de karşıdakini (alemi) tanıyamama” noktasına dönüştürüyoruz..

Kendi ellerimizle yaptıklarımızın sonuçlarını, yine kendimiz an be an yaşıyorsak ve yasayacaksak.. Neden bilinçlerimizi amelsiz ilim formlarına dönüştürelim? Eşek yükü bilginin olduğu, ama çıktısını alamadığımız bir bilgisayarı hangimiz, ne kadar kullanmak ister? Lütfen bunu vicdanımıza, vicdan sahibi olarak bir soralım ve bu platformda yazarken, paylaşırken her daim bu vicdan süzgecimizi kullanalım dostlar..

Yüksel
www.yorumsuzblog.net.tc

(Bu yorum Atatürk’ün Simasında Okuduklarım adlı yazıya yapılmıştır.)

Arkadaşına gönder -EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Kategori: Günün Yorumu

Bu Yazıyı yazdır Bu Yazıyı yazdır


(1) Yorum >> “Egoların meydan savaşı”

Bu yazı için yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden Geri izleme yapabilirsiniz.
  1. kenan Yazmış:

    Kalbi seliim…

    1- Kimseyi incitmemek

    2- Kimseden incinmemek

    3- İhlas… Gönül yolcularının yaşamında eksik veya gürünmüyorsa… Lütfen “gad eflaha men zekkaha ve gad habe men dessaha”