Diyanet İşleri Başkanı Sn. Prof. Dr. Ali BARDAKOĞLU’na AÇIK MEKTUP

// 21 September 2007

Saygıdeğer Hocam;

Diyanet teşkilatının başına geldiğinizden bu yana çağdaş ve bilimsel açılımlar yapma yönündeki gayretlerinizi takdirle izliyor, değişen ve gelişen dünyaya ayak uyduran bir yapılanma için ortaya koyduğunuz çabaları gönülden destekliyoruz.

Bir kamu kurumu olan Diyanet İşl. Bşk.lığının yapısal düzeyde gelişimi ile birlikte takdir edersiniz ki asıl düzenleme din hizmetinin nasıl, ne şekilde ve hangi anlayış çerçevesinde yürütüleceğinin tespit edilmesinde yapılmalıdır kanaatimizce. Başkanlığınızdaki ekibin bu yönde de adımlar atacağına inanarak zat-ı alinize bazı konuları açmak istiyoruz. Tarafınızdan en iyi biçimde değerlendirileceğinden şüphemiz yok.

Sn. Hocam;

Alemlerin Efendisi Hz. Muhammed (s. a. v.) in tebliğ ettiği İslam Dini mensuplarının kâhir ekseriyeti, evrensel dinin gerektirdiği bilinç düzeyinden mahrum yaşamaktadır. Hurafeler,

efsaneler, dogmalar, sorulmazlar, aşılmazlar içindeki bu dini anlayış; bize göre insanımızın hakiki huzura eremeyişi ve çağdaş ölçüde kalkınamayışının da ana sebebidir. Şimdi sizlere çelişkiler ve sorunlar yumağı olan bazı konuları açmak istiyoruz. Bu konularda ne tür hazırlıklar içinde olduğunuzu, nasıl bir yaklaşım belirlediğinizi öğrenmek isteriz:

1 - Çocuklarımıza “Allah her yerdedir, zaman ve mekandan münezzehtir” diye öğretirken; gökten vahiy getirildiği şeklinde bir anlatım; açıkça Allah’a mekan atfetmek değil midir? Rasülullah Miracta sema katlarını çıktı da Allah’ın huzuruna vardı şeklindeki vaazlar sizce çelişki değil midir? Allah anlatımı içindeki çelişkilerden basit bu örnekler bile Allah kavramını Kur’an ve Sünnet doğrultusunda yeniden açmamız, açıklamamız gerektiğini göstermiyor mu?

2 - Başta tefsirler olmak üzere yayınlanan dini eserlerde NEBİ ve RASUL kavramları niçin PEYGAMBER kavramına hapsedilerek sunulmaktadır? Bunlar aynı şeyi mi anlatır?

3 - “Hak Dinler, Batıl Dinler” gibi bir anlatım tarzı içinde geçen DİNLER kavramı Kur’anın ruhuna uygun mudur?.. Kur’anın hiçbir ayetinde DİN kelimesinin çoğulu EDYAN geçmezken; ALLAH KATINDA DİN İSLAMDIR buyrulurken, Hak Din, Batıl Din, İlkel Kabile Dini gibi anlatımlar; yeni nesiller için İslamı; dinler içinde bir din şeklinde sıradanlığa indirgemekte değil midir?..

4 - “Dinler tahrif oldukça yeni kitaplar ve yeni Rasüller gelmiş” şeklindeki bir anlatım Din kavramının, Risalet ve Nübüvvet hakikatinin ruhuna ne derece uygundur? Haşa, Allah dinini koruyamamıştır da, eskidikçe yenisini mi yollamıştır?

5 - “Yemezler, içmezler, uyumazlar, erkeklikleri ve dişilikleri yoktur” diye öğretilen, bundan ileri de geçilmeyen MELEK kavramı bilimsel veriler ve hadislerdeki işaretler doğrultusunda yeniden açıklanmalı değil midir?

6 - Kur’an ayetlerini Muhkem ve Müteşabih diye ayırarak sanki müteşabihlerden hiç sorumlu değilmişiz gibi yansıtmak; Kur’anın tamamına muhatap müminler açısından ne derece doğrudur? Müteşabihler ve Huruf-u Mukattaalar ebediyen düşünülemez açıklanamaz ayetler midir?.. Açıklanamaz ve düşünülemezler ise niçin Kur’anda yer almışladır?

7 - Kur’anda SERİUL HİSAB kavramı var iken; hesabın defterde birikip neticenin sadece ahirette alınacağı açıklaması yeterli ve tatmin edici midir?..

8 - KADER VE KAZA konusunda doyurucu açıklamalar niçin yoktur?

9 - MAHŞER- SIRAT- MİZAN- CENNET- CEHENNEM- ARASAT v.b. kavramlardaki mecazi ifadeler özellikle bilimsel düşünenleri tatmin etmemektedir. Bu konularda bilimi ve teknolojik gelişmeleri de esas alarak yeni bir yorum getirilecek midir?

10 - Asr- ı Saadette çok yönlü işlevleri olan, ama bugün ne acı ki 5 vakit ve Cuma dışında kapıları kilitli bulunan CAMİLERİMİZ, ne zaman MESCİD hüviyetine büründürülecektir? Camilerimizin tadilat ve tamiratına harcanan paralar onların esas ruhunu kazanmasına neden kullanılmamaktadır? Cemaat birbirine küs gibi namaz kılıp çıkmaktadır, cemaat ruhunu geliştirme yönünde ne gibi plan ve programlarınız vardır?

11 - Beş vakit namazın dışında vakti en bol devlet memuru olan imamlarımızı halkın arasına katma, onlara moral hocası kılma, kanaat önderi ve motivasyon rehberi kılma yönünde hazırlıklarınız var mıdır?

12 - Misyonerlik, Hint Kültürü esintileri, Batının Kişisel Gelişim adı altındaki planlı İslamdan uzaklaştırma hareketleri karşısında teşkilatınızın duruşu nedir? Karşı atak olarak neler yapılacaktır? Ülkemizde her gün her fırsatta bedava İncil dağıtılırken; Kur’anı yayma yönünde nasıl bir tavır belirleyeceksiniz?..

13 - Gayri Resmi ve yasadışı addedilen ama bugün toplumun bütün katmanlarında yer edinen CEMAAT VE TARİKATLERİ disipline etme, en azından Diyanet Kurumu içinde temsil hakkı vererek Dinin her kesime doğru anlatılmasına vesile olma yönünde düşünceleriniz nelerdir?

14 - Çağdaş verileri de itibara alarak yeni bir TEFSİR VE HADİS YORUMU çalışması yapılacak mıdır?

15 - Asırlar öncesinde Mezhep İmamlarının çizdiği çerçeveye mahkum kalan, çağın sorunlarına çözüm getirmekten hızla uzaklaşan FIKIH VE İSLAM HUKUKU sahasında fetvadan da öte yeni ictihadlar yapılabilecek midir?..

16 - Kur’anda geçen RİBA ile Bankaların verdiği FAİZ aynı şey midir?

17 - Tasavvuf ile Camilerde anlatılan din arasında uçurumlar gözükmektedir. Diyanetin tasavvufa bakışı nedir?.. Vahdet-i Vucud inancı size göre şirk midir?

18 - Ramazan Ayını bir takım medya organları şamata ayı gibi göstermeye çalışırken, bazı belediyeler de halka yaklaşma ve kendi tanıtımlarına vesile olarak kullanırken Diyanet Ramazanın Kur’an Ayı olduğu gerçeğine yönelik ne gibi çalışmalar yapmaktadır?

19 - Ramazan Bayramı için bazı medya organları özellikle ve kasıtlı olarak ŞEKER BAYRAMI ifadesini kullanırken Diyanet hiç olmazsa bir düzeltme beyanı niçin vermez?

20 - Vatikan tarafından yönlendirildiği herkesçe bilinen DİNLERARASI DİYALOG çalışmalarına bakışınız nedir?

Sn. Hocam; Yukarıda 20 maddeye sığdırmaya çalıştığımız konular; sadece bir kişinin sorunu olmayıp; dinin hakikatini öğrenme çabası ile araştıran, okuyan, İslamı kendine dert edinen ciddi bir kitlenin düşünceleridir. Cevabî açıklamalarınızı bekliyor, saygılar sunuyorum.

Vefa CEYLAN
www.yorumsuzblog.net.tc
vefa_ceylan@hotmail.com

Arkadaşına gönder -EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Kategori: Vefa Ceylan

Bu Yazıyı yazdır Bu Yazıyı yazdır


2 Yorum >> “Diyanet İşleri Başkanı Sn. Prof. Dr. Ali BARDAKOĞLU’na AÇIK MEKTUP”

Bu yazı için yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden Geri izleme yapabilirsiniz.
  1. ismail ganioğlu Yazmış:

    Türkiye’de faaliyet gösteren Diyanet İşleri Başkanlığı ve mensupları için söylenecek tek bir cümle var. ‘LEKÜM DİNİKÜM VELİYEDİN’
    Ayrıca İlahiyat Fakülteleri de artık ALLAH’iyat ile uğraşsın ve o kurumun adını değiştirsinler.
    Ben o muhteremlere yetişemem, lütfen ilgililere duyurabilirseniz memnun oluruz. Teşekkür eder, iyi çalışmalar dilerim.


  2. faik Yazmış:

    Bu sorulara katılıyor, ben de şunları sormak istiyorum. Din kurumsallaştırılır mı? Din meslek olabilir mi? Dinden para kazanılır mı? Dindar olmayanlardan da para alınır mı?…