Beyin Fırtınası (16)

// 5 Kasım 2007

Konu: ALLAH’IN İPİ

Ve topluca Allah’ın ipi’ne (B sırrıyla) sımsıkı tutunun ve tefrikaya düşmeyin. Üzerinizdeki Allah ni’meti’ni zikredin… Hani sizler düşmanlar idiniz de (O), kalblerinizin arasını telif edip bir araya getirdi… (B sırrınca) O’nun ni’meti sayesinde kardeşler oldunuz… Siz Nar’dan bir çukurun tam kenarında idiniz; (O), sizi kurtardı ondan… İşte böylece Allah, ayetlerini size açıkça beyan ediyor; gerçeğe/asıl olana eresiniz diye.. (Al-u İmran-103)

Allah’ın İpi ne demek dostlar?

YORUMUNUZU-İLMİNİZİ DOSTLARLA PAYLAŞIN..

(Önemli hatırlatma: Oturuma katılanların fikirleri üzerinde yorum, eleştiri veya değerlendirme yapılmaz.)

www.yorumsuzblog.net.tc


BEYİN FIRTINASI:

Yeni fikirler oluşturmak üzere, düşüncelere engel koymaksızın, önceden belirlenmiş kurallar dahilinde yapılan fikir yaratma yöntemi.

Bir grubun belirli bir konu üzerinde mümkün olduğunca çok sayıda fikir üretmesi amacıyla kullanılan demokratik ve katılımcı bir çalışma tekniğidir.

Disiplinli ama baskıcı olmayan bir yaklaşımla; basit, aykırı, karmaşık, uçuk … düşüncelerden yaratıcı ve uygulanabilir fikirler oluşturmak için grup sinerjisini kullanmayı amaçlar.

Uygulama Adımları:
- Söylenen fikir üzerinde yorum, eleştiri veya değerlendirme yapılmaz.
- Fikirler tükendiği zaman beyin fırtınası oturumu tamamlanır.

Prof. Dr. Nüket Yetiş
TÜSSİDE Başkanı

Kategori: Beyin Fırtınası

Bu Yazıyı yazdır Bu Yazıyı yazdır


16 Yorum >> “Beyin Fırtınası (16)”

Bu yazı için yapılacak yorumlardan haberdar olmak için RSS 2.0 beslemesini kullanabilirsiniz. Yorum yapabilirsiniz, veya kendi sitenizden Geri izleme yapabilirsiniz.
  1. filiz54 Yazmış:

    Allah’in ipi:
    http://www.ahmedhulusi.org/kuran/029_ankebut.htm


  2. Cenghis Yazmış:

    Allah İpi: DİN (İSLAM), ALLAH fıtratı..


  3. karanfil Yazmış:

    Eğer birşeylerin değiştiğini düşünüyorsak, artık eskide kalmayıp yeniye kucak açıyorsak, her ne olursa olsun sadece Allah için sevip terkedebiliyorsak, daha önceleri değersiz gibi gördüğümüz şeyleri şimdi daha başka bir gözle bakabiliyorsak; bu güzellikleri bize vereni hiç bir an unutmayıp artık bazı şeylerin hakkını vermemizin zamanı geldiğini, bize verilen bu nice güzelliklerin ışığı altında bizlerin de birşeyler yapabileceği zamanının geldiğini anımsattı bende.

    Düşünürken Zekat verme konusu aklıma geldi; her yönden verilebileceği, ilim kitapları dağıtmak, erzak vermek her hangi gün ve geceye bağlı kalmaksızın ve daha bir çok şey, ilim verirsen ilim alırsın, erzak verirsen evinde erzak çoğalır, her ne cins birşey verirsen aynı ile karşılaşacağımızı biliyoruz. Bu yanlış anlaşılmasın; karşılık beklemek değil ama sistemin bu şekilde işlediğini öğrendik şimdi verme zamanıdır.

    İlim=Amel birşeyler bilmek değil; YAPA-BİLMEK önemlidir.
    Allah herkese hakkıyla öğrendiklerini bildiklerini değerlendirebilenlerden eylesin. AMİN


  4. mediha Yazmış:

    Allahın’ ipinden anladığım;
    İman ve ilim…

    Cinler seni “ALLAH” yolunda mantık oyunlarıyla vurmak isteyeceklerdir ki; bundan da tek kurtuluş yolu “İMAN” ipine sarılmaktır! A.H.

    Allahın ilmiyle yürüyecek aklın ermediği yerde iman edeceksin.. İlmin ve imanın ne kadar güçlüyse gerçeğe/asıl olana ermek daha kolay olur bi iznillah…
    Saygılarımla..


  5. hayri Yazmış:

    B sirrinin isaret ettigi anlam dogrultusunda bilincli yasamak, olabilir mi?.


  6. hayri Yazmış:

    “Varliginizi olusturan Allah nimetleri yani; Allah esmasiyla var oldunuz, ayri ayri isimlerle anilan esmalarin bilesimi olan bu suur, nari n kenarinda yani hologramik yapi olan beyinde meydana getirildi, B deki rahmaniyet ve rahimiyetin eseri olarak ayni manalari iceren Kur’an’a kardes oldunuz.. IP iniz yani sizi birbirinize baglayan, ayna kilan, Esmaullahtir, anlayin.” Şeklinde de anliyabilir miyiz?


  7. hayri Yazmış:

    B sırrı dogrultusunda bilinclenerek Allah ahlakiyla ahlaklanmak olarak ta düsünebilir miyiz?…


  8. filiz54 Yazmış:

    mediha Yazmış:
    6 Kasım 2007 20:33
    Allahın’ ipinden anladığım;
    İman ve ilim…

    Cinler seni “ALLAH” yolunda mantık oyunlarıyla vurmak isteyeceklerdir ki; bundan da tek kurtuluş yolu “İMAN” ipine sarılmaktır! A.H.

    Allahın ilmiyle yürüyecek aklın ermediği yerde iman edeceksin.. İlmin ve imanın ne kadar güçlüyse gerçeğe/asıl olana ermek daha kolay olur bi iznillah…
    Saygılarımla..

    Rabbi inniy zalemtu nefsiy zulmen kebiyra ve la yağfiruz zunûbe illa ente, fağfirliy mağfireten min indike, verhamniy, inneke entel ğafûrur rahim.

    Rabbim, nefsime büyük zulûmde bulundum (nefsimin hakikatinin hakkını veremedim), bu suçumu da senden gayrı bağışlayacak yoktur. İndinden gelen bir bağışlayıcılıkla beni bağışla, merhamet et, şüphesiz ki sen bağışlayıcı ve Rahiymsin.

    Hazreti Ebû Bekir Sıddık (Allah razı olsun ondan)… (Dua Ve Zikir/sayfa 70/Ahmed Hulusi)


  9. Bir FAKİR Yazmış:

    Merhabalar… Öncelikle Tüm Dostları Sevgi ve Saygı İle Selamlarım…
    Bu Konu İle İlgili Şuurumdan Yansıyanları KENDİ YORUMUM Olarak Sizlerle Paylaşmak İstiyorum..

    RAHMANİYETİ Gereği RAHMETİ GAZABINI GEÇTİ… Renksiz OLAN Her Rengi Kendinde Bulur… Kendinde Yansıtır… Sınırlanmaz Kısıtlanmaz Bir Veya Birkaç Renk İle… Münezzehtir… EKBERDİR! Kırmızının, Mavinin, Yeşilin Özüdür O! Renksizdir! RENKLERİN ÖZÜ RENKSİZLİKTİR! RENKSİZİN RAHMETİDİR RENKLER! RENKSİZDEN YANSIYARAK, RENKSİZİN AYNEN YANSITTIKLARI İLE OLUŞURLAR! (B Mekanizması)… SINIRSIZDIR RENKSİZ, MÜNEZZEHTİR HERHANGİ BİR RENK İLE KAYITLANMAKTAN! LATİFDİR!

    Bu Anlattığımızla İşaret Ettiğimiz Gibi, Birim de RAHMAN-ın RAHMETİ-dir… Birim Algılasa da Algılamasa da; Bu Böyledir Sünnetullah Gereğidir, Yaratılış Sırrındandır… Buradaki BİRİM-i, yalnızca İnsan Olarak Algılamak Son Derece Büyük Bir Yanlış Olur… Zira Buradaki BİRİM Rahmanın RAHMANİYET MEKANİZMASI İLE ‘CREATE’ ETTİĞİ (VAR KABUL ETTİĞİ) MAHALDİR! (Kemalatlarını İzhar MAHALİDİR!) Ve Birimin Aslı-Orjini Bu İşaret Edilen NOKTA-dandır… Dolayısı İle ZATen RAHMANDAN GAYRI YOKTUR! KENDİNDEN GAYRI OLMAYAN, RAHMET MEKANİZMASI İLE İZHAR EDER KEMALATLARINI… İşte Bu İZHAR EDİŞİNİN SIRRIDIR B! KENDİNDEN GAYRI YOKTUR! GAYRI OLMADIĞI GİBİ, ÖTEDE BİR YERE DE İZHAR ETMEZ… MELİK DİYE İŞARET EDİLMİŞTİR FATİHADA, ÖTEDE BİR YERE İZHAR ETMEYİŞİNE…

    İşte Tüm Bu Komplike Sistemin BİRİME GÖRE İZAHIDIR B!
    İşte Bu Gerçek, Şu Çok Önemli Noktaya İşaret Eder:
    “B Sırrı İle Yaşam Öyle Bir Takım Yaşam Tarzından Sonra Elde Edilecek ÖTELERDE SONRALARDA ULAŞILACAK BİR YAŞAM TARZI DEĞİLDİR!
    ZAT-EN B SIRRINCA YAŞAMDAN BAŞKA BİRŞEY YOKTUR! OLMAMIŞTIR!
    RAHMANIN RAHMETİ B SIRRINCADIR!
    VARLIK KÜLLİYATI İLE B SIRRINCA PROJEKTE OLMUŞTUR!
    Dolayısı İle Ancak B SIRRINA FARKINDALIK SÖZ KONUSU OLABİLİR…
    Esas Dava da Bu Farkındalık İle Yaşama Davasıdır!
    “İhdinasSıratal’müstekıym” İle Talep Edilen En-am Grubunun Yaşamı Belki de…

    İşte Benim Anlayışımca ALLAH-IN İPİ; Bu Gerçeğe Ulaşıp Bu GERÇEK DOĞRULTUSUNCA YAŞAMAKTIR! Daha Doğrusu Bu Gerçek Doğrultusunca YAŞA-dığının HAKKIYLA FARKINDA OLABİLMEKTİR…

    Kuran-da Hiçbir Anlatım Hiçbir Kelime Tesadüfen Seçilmemiştir. Şuurunuzca Ayetteki İP İle Anlatım; VAR OLAN BİR İP İLE BİR YERDEN, BELKİ DE YUSUF GİBİ KUYUDAN ÇIKMANIZA İŞARET EDİYORDUR MUHTEMELEN… İşte O VAR OLAN İP VARLIKTAKİ BU B MEKANİZMASININ ZAT-EN VAR OLUŞUNA İŞARET EDER… Bu İpe Sarılma da Yukarıda Açıkladığımız Gibi FARKA Gelmektir…

    Tüm FARK-a Gelenlere SELAM Olsun Bizden…
    Sevgi İle Kalın Dostlar…


  10. filiz54 Yazmış:

    1. Aşk, mi`râctır!.

    2. Şükür, nimetin Hakka aidiyetinin dile getirilişidir.

    3. Sevgi, senden birşeyler götürür; beğeni, sahiplik duygusu getirir.

    4. “Haliym” isminden mahrum olduğun sürece tahkik ehli olmaz; taklitle yaşarsın!.

    5. Kaybeden aldatandır; aldatılan değil!.

    6. Karşındaki insanı dünü ile değil; o anki hâli ile görüp sevebilmektir marifet!.

    7. Kişiyi konuşturan karşısındakinin kemâlidir..

    8. İhlâs “OKU”madan, “Allah” adıyla işaret olunanı bulamazsın!

    9. Sevgi insanın elinde değildir. Birisini “sev” demekle sevemezsin, “sevme” demekle de o sevgiyi kalbinden söküp atamazsın… Sevgiyi veren Allah’tır!

    10. Fâtiha’nın kelimelerinin mânâsını hissederek okuduğunuz zaman, size Mi’râc ‘ın basamakları açılır ve o nispette namazınız Mi’râc ‘a döner!

    11. Seven, sevdiğine varlığını teslim edip, O`nda yok olduğunda ‘’ikilik’’ kalkar!.

    12. “Ben onu seviyorum, ona âşığım” denip de ondaki özelliklerle ile hâllenmedikçe, O`na ulaşmak-O`na vâsıl olmak asla mümkün olmaz!.

    13. Allah’a ‘’B’’ sırrıyla iman ve bunun gereğini uygulayarak yaşamak; yemin ederim ki, insan için en önemli ve en öncelikli konudur!.

    14. “Rahman’ın rahmeti’’, “arındırıcı”dır.. Elbette ki, arınma işleminin getirdiği bir azâb veya sıkıntı da sözkonusudur!…

    15. ‘’MÜLHİME” bilinci içindeydi FİRAVUN… Kendisini “Hak” görüyordu, karşısındakileri ise “yok”!.

    16. Kâmil kişi, mahlûkatta kusur veya hata görmez ve aramaz!.

    17. Arpa dağıtıp, altın toplayamazsın!… Altın dağıtıp, irfana eremezsin!… Zulüm yapıp, rahmet bekleyemezsin!.. Bina yapıp, ilim alamazsın!…

    18. Ne bir kusur işle; ne de af dilemek mecburiyetinde kal… Hattâ, kimsede kusur görmemeye gayret et!.

    19. Kur’ân, okunduğu zaman “Sistem ve düzen” farkedilir; ki bu da, “Allah ahlâkı”nın farkedilmesi sonucunu getirir!

    20. İnsanın, hakikatına ererek “Halifetullah” olabilmesi için de önce “Mİ`RÂC” yapması zorunludur.

    21. Kaldırılacak olan şey “vücudun” değil, varsayımın olan benliğindir!!

    22. Teşekkür ettiğinin kim olduğunu bilmediğin sürece, “şükür” etmiş olmazsınız!..

    23. “Şefâat”, kişinin yanlışlarda ısrarına yolaçan yanlışlarından dönmesine engel olan bilgi yetersizliğini ortadan kaldırıp, kişiyi o konuda bilgilendirmektir!…

    24. “Allah’ı” kıymetini bilerek tanımamanın, nefsine yaptığın en büyük zulüm olduğunu idrâk edemiyorsan; mübârek olsun dünyalığın!.

    25. Birimsiz-objesiz, Allah’ı anlama şansın yok!

    26. İslâm’ı, akıllı insan değerlendirebilir!.

    27. DUA, kişinin kendindeki ilâhî güçler eşliğinde isteklerini gerçekleştirme faâliyetidir!.

    28. İlim, gereği yaşanmak için ARAÇTIR… Hilâfetini yaşayabilmek ise AMAÇTIR!.

    29. Sevgi, sahip olmak değil; paylaşmaktır!…

    30. Düşünsel kişiliğinden arınmadan, “Allah gibi’’ düşünemez- değerlendiremezsin!…

    31. Mi’râc, Rabbine olur… Secde Allah’a olur, sonucu haşyettir!… Haşyet bitmeden Vahdet başlamaz!…

    32. ALLAH” sohbeti yapıp; “tanrı kulu’’ olarak yaşamak da ne demek ki acaba?!…

    33. Fakr hâlindekinin duası, hakikatından gelişi dolayısıyla, “OL !” emri gibidir!..

    http://ahmedbaki.com/turkce/kitaplar/dost/


  11. hayri Yazmış:

    Hablullah yani Allah ipinden bahsederken, hangi özelliklerle bizde neleri aciga cikarttigina bakarsak… Allah nimetlerini zikrettirici, tefrikadan kurtulup BIRlige erdirici, hakikate vukuf peyda edici ve atesimizi söndürüp narimizi nura dönüstürücü özelliklerle donatilmis bu IP alemlere rahmet olarak irsal olan Rasulallahtır ve onun risalet boyutundan inzal olan ILM dir.


  12. birdenbire1 Yazmış:

    Bende açığa çıkan şu ki;

    Allah ın ipi… “HANİF” lik… Her birimin ÖZ e VARabilmesi için kendinde bulunan FUAD noktası… KENDİndeki şah damarından daha yakın olan ın noktası… “Allah’a ulaşan yol nefsler adedincedir” gereği, herkes kendi ÖZüne yönelerek Allah ipinin kendindeki ucunu tutmak ve ulaşmak durumundadır… İNTERNET e bağlanırkende herkesin İ.P numarası farklı. Öyle değil mi :)
    Saygılar…


  13. filiz54 Yazmış:

    Bir FAKİR Yazmış:
    7 Kasım 2007 12:13
    Merhabalar… Öncelikle Tüm Dostları Sevgi ve Saygı İle Selamlarım…
    Bu Konu İle İlgili Şuurumdan Yansıyanları KENDİ YORUMUM Olarak Sizlerle Paylaşmak İstiyorum..

    RAHMANİYETİ Gereği RAHMETİ GAZABINI GEÇTİ… Renksiz OLAN Her Rengi Kendinde Bulur… Kendinde Yansıtır… Sınırlanmaz Kısıtlanmaz Bir Veya Birkaç Renk İle… Münezzehtir… EKBERDİR! Kırmızının, Mavinin, Yeşilin Özüdür O! Renksizdir! RENKLERİN ÖZÜ RENKSİZLİKTİR! RENKSİZİN RAHMETİDİR RENKLER! RENKSİZDEN YANSIYARAK, RENKSİZİN AYNEN YANSITTIKLARI İLE OLUŞURLAR! (B Mekanizması)… SINIRSIZDIR RENKSİZ, MÜNEZZEHTİR HERHANGİ BİR RENK İLE KAYITLANMAKTAN! LATİFDİR!

    Bu Anlattığımızla İşaret Ettiğimiz Gibi, Birim de RAHMAN-ın RAHMETİ-dir… Birim Algılasa da Algılamasa da; Bu Böyledir Sünnetullah Gereğidir, Yaratılış Sırrındandır… Buradaki BİRİM-i, yalnızca İnsan Olarak Algılamak Son Derece Büyük Bir Yanlış Olur… Zira Buradaki BİRİM Rahmanın RAHMANİYET MEKANİZMASI İLE ‘CREATE’ ETTİĞİ (VAR KABUL ETTİĞİ) MAHALDİR! (Kemalatlarını İzhar MAHALİDİR!) Ve Birimin Aslı-Orjini Bu İşaret Edilen NOKTA-dandır… Dolayısı İle ZATen RAHMANDAN GAYRI YOKTUR! KENDİNDEN GAYRI OLMAYAN, RAHMET MEKANİZMASI İLE İZHAR EDER KEMALATLARINI… İşte Bu İZHAR EDİŞİNİN SIRRIDIR B! KENDİNDEN GAYRI YOKTUR! GAYRI OLMADIĞI GİBİ, ÖTEDE BİR YERE DE İZHAR ETMEZ… MELİK DİYE İŞARET EDİLMİŞTİR FATİHADA, ÖTEDE BİR YERE İZHAR ETMEYİŞİNE…

    İşte Tüm Bu Komplike Sistemin BİRİME GÖRE İZAHIDIR B!
    İşte Bu Gerçek, Şu Çok Önemli Noktaya İşaret Eder:
    “B Sırrı İle Yaşam Öyle Bir Takım Yaşam Tarzından Sonra Elde Edilecek ÖTELERDE SONRALARDA ULAŞILACAK BİR YAŞAM TARZI DEĞİLDİR!
    ZAT-EN B SIRRINCA YAŞAMDAN BAŞKA BİRŞEY YOKTUR! OLMAMIŞTIR!
    RAHMANIN RAHMETİ B SIRRINCADIR!
    VARLIK KÜLLİYATI İLE B SIRRINCA PROJEKTE OLMUŞTUR!
    Dolayısı İle Ancak B SIRRINA FARKINDALIK SÖZ KONUSU OLABİLİR…
    Esas Dava da Bu Farkındalık İle Yaşama Davasıdır!
    “İhdinasSıratal’müstekıym” İle Talep Edilen En-am Grubunun Yaşamı Belki de…

    İşte Benim Anlayışımca ALLAH-IN İPİ; Bu Gerçeğe Ulaşıp Bu GERÇEK DOĞRULTUSUNCA YAŞAMAKTIR! Daha Doğrusu Bu Gerçek Doğrultusunca YAŞA-dığının HAKKIYLA FARKINDA OLABİLMEKTİR…

    Kuran-da Hiçbir Anlatım Hiçbir Kelime Tesadüfen Seçilmemiştir. Şuurunuzca Ayetteki İP İle Anlatım; VAR OLAN BİR İP İLE BİR YERDEN, BELKİ DE YUSUF GİBİ KUYUDAN ÇIKMANIZA İŞARET EDİYORDUR MUHTEMELEN… İşte O VAR OLAN İP VARLIKTAKİ BU B MEKANİZMASININ ZAT-EN VAR OLUŞUNA İŞARET EDER… Bu İpe Sarılma da Yukarıda Açıkladığımız Gibi FARKA Gelmektir…

    Tüm FARK-a Gelenlere SELAM Olsun Bizden…
    Sevgi İle Kalın Dostlar…
    ..

    KENDİ YORUMUM :)

    Fark’ı ortadan kaldırmıssınız çok güzel, cokluk dağılımlarını toplayan veya organize eden görüntüsündeki Melik anlayışlarını silercesine, B anlayışına odaklı bir Melik sunumu olmuş, muhteşem bir anlatımdı. O vakit hafızada yeni isim vermek lazım Melik ismine.. APS olsun mu?
    Not:açılımı özgünce..


  14. faik Yazmış:

    Kuyuya düşmüş Hz. Yusuf misali bizi kurtaracak bir ip bekliyoruz. Kuyu tefrikayı-ayrılığı-çokluğu sembolize ediyor. Allah’ın ipi, Allah isminin manasıdır. İp, yardım Allah isminin manasından gelecektir.

    Ben “Allah” ismini gördüğümde, “sadece sınırsız-sonsuz-tek olan var” diye mana veriyor, isimden manaya yönelmeye çalışıyorum. Sorun ayrılıksa, çözüm de BİRleşmek (sınırsız-sonsuz-tek olan Allah) olacaktır. Teklik bilincini yaşayanda ayrılık, düşmanlık kavramları bile olmaz, teki algılarlar.


  15. Mehmet Şirin Yazmış:

    Kuran’ı Kerim


  16. saim Yazmış:

    Al-u İmran-103:
    Ve topluca Allah’ın ipi’ne (B sırrıyla) sımsıkı tutunun ve tefrikaya düşmeyin.”
    YORUM: Tüm varlığınızla, Ahad olan Allah’ın zatına yönelin, özelliklerinin sınırsızlığında kaybolup, manalarının sonsuzluğunda ayrılıklara düşmeyin.

    Üzerinizdeki Allah ni’meti’ni zikredin…”
    YORUM: Özelliklerinin de, manalarının da, Ahad olan Allah’ın zatına ait olduğunu düşünün.

    Hani sizler düşmanlar idiniz de (O), kalblerinizin arasını telif edip bir araya getirdi…”
    YORUM: Hani manalarının zıt olduğunu düşünerek (zahir-batın, evvel-ahir vb..) işin içinden çıkamaz olmuştunuz. Ahadiyet (teklik) şuuruyla Allah’ın zatına yöneldiğinizde çözümü buldunuz. (Örneğin; sınırsız-sonsuz tek bir varlık vardır. Sen kendini var sandın, algıladığına zahir, algılayamadığına batın dedin. Halbuki Zahir, Batın Allah’tır. Yani; zahirin de, batının da gerçeği olan sınırsız-sonsuz-tek vardır.)

    “(B sırrınca) O’nun ni’meti sayesinde kardeşler oldunuz…”
    YORUM: Özelliklerinin, manalarının, Ahad olan Allah’ın zatına ait olduğunu bildiniz.

    Siz Nar’dan bir çukurun tam kenarında idiniz; (O), sizi kurtardı ondan… ”
    YORUM: Her şey; sınırsız-sonsuz özellik-manalardan oluşan mana terkiplerinden, Allah’ın ilmimde oluşturduğu ilmi suretlerdir. Gerçekte Allah’ın ZATI Ahad olduğu için, GERİSİ varlık kokusu bile almamışdır. “Ateşten bir çukarda misaliyle” yokluktadırlar.

    İşte böylece Allah, ayetlerini size açıkça beyan ediyor; gerçeğe/asıl olana eresiniz diye..”
    YORUM: İşte Allah, sizin yaşadığınız alemin ilimler, işaretler, izler, hayaller olduğunu açıklıyor. Asıl olan Allah’ın zatına eresiniz diye…

    NOT: “Allah de, ötesini bırak” ayetini bir alim “sıfatı bırak, zata bak” diye yorumlamıştır. Yorumum; bu bakış açısıyla oluşmuştur.


YORUMLAYIN


seyirr

Yorumsuz Blog'un Yayın İlkeleri 'ndeki Yayın İlkeleri ve Yayın Şartları başlığı altındaki koşulları okudum.