Bir kez gönül yıktın ise bu kıldığın namaz değil
Yetmiş iki millet dahi elin yüzün yumaz değil
. . .
Gönül mü yeğ Kabe mi yeğ, söyle bana aklı eren
Gönül yeğdir zira ki, Hak gönülde tutar durak
. . .
Hak bir gönül verdi bana ha demeden hayran olur
Bir dem gelir şadi olur, bir dem gelir giryan olur. (Yunus Emre)
Gönlüm, hem yol gösterir; hem yol keser; hem bir çengeldir, her şey ona asılır, hem herkesin ihtiyacı olan padişah altınını basar.
. . .
Gönlün varsa, gönül Kabe’sini tavaf et… Anlam Kabe’si gönüldür; ne diye toprak sanıyorsun onu? (Mevlana)
. . . . . .
Farsça’da DİL, Arapça’da SADR olarak yer alan, bazı mütercimlerin KALP diyerek yanlış çevirdiği GÖNÜL kavramı bu haftaki konumuz!… Bir Hak Dostu şöyle diyor: GÖNÜL ÖYLE BİR KAVRAM Kİ; TÜRKÇE’DEN BAŞKA HİÇBİR LİSANDA TAM KARŞILIĞI YOK. ETRAFLI BİR TANIMI DA YOK!
Türkçe’den başka lisanlarda yok. İslam’ı hem duygu hem akıl boyutunda değerlendiren bizim kültürümüzde, şiirimizde, tasavvuf büyüklerimizde sıkça geçen zengin bir kavram, gönül!.. Yerine göre Kabe’den üstün, yerine göre çılgın ve delice çırpınan bir deniz… Bakalım siz ne diyeceksiniz?..
NEDİR GÖNÜL ?..
YORUMUNUZU-İLMİNİZİ DOSTLARLA PAYLAŞIN..
(Önemli hatırlatma: Oturuma katılanların fikirleri üzerinde yorum, eleştiri veya değerlendirme yapılmaz.)
…
BEYİN FIRTINASI:
Yeni fikirler oluşturmak üzere, düşüncelere engel koymaksızın, önceden belirlenmiş kurallar dahilinde yapılan fikir yaratma yöntemi.
Bir grubun belirli bir konu üzerinde mümkün olduğunca çok sayıda fikir üretmesi amacıyla kullanılan demokratik ve katılımcı bir çalışma tekniğidir.
Disiplinli ama baskıcı olmayan bir yaklaşımla; basit, aykırı, karmaşık, uçuk … düşüncelerden yaratıcı ve uygulanabilir fikirler oluşturmak için grup sinerjisini kullanmayı amaçlar.
Uygulama Adımları:
- Söylenen fikir üzerinde yorum, eleştiri veya değerlendirme yapılmaz.
- Fikirler tükendiği zaman beyin fırtınası oturumu tamamlanır.
Prof. Dr. Nüket Yetiş
TÜSSİDE Başkanı
| Kategori: Beyin Fırtınası |
|
|
15 October 2007 18:11
Gönül ne midir!?.. Tabi ki şuur’dur, şimdi ki ifadesiyle bilinç. Nefs diye tabir edilen mutlak ben’in, bir diğer ifadeyle esma boyutunun aklıdır gönül. Tasavvuf deyimiyle akl-ı evvel’dir gönül. Ya da Hakikat-ı Muhammedi..
Samed’iyyet hakikatı gereğince tüm varlıkların şuuru (gönlü), mutlak şuurun yansımasıdır. Fakat esma terkipleri dolayısıyla farklı farklı yansırlar..
İnsan şuuru (gönlü) o mutlak şuurun kendini seyrettiği mahal olabilir! Ne var ki esma terkibi (Benliği) müsaade etsin..
.. ”Biz emaneti dağlara ve taşlara verdik onlar bundan kaçındı, ama insan kabullendi. Çünkü o zalim ve cahil idi”…
15 October 2007 19:53
İnşirah süresi;
1-Elem neşrah leke sadrek;
Senin için sadrını (göğsünü, kalbini) inşirah etmedik (açıp genişletmedik) mi?.
2-Ve vada’na’anke vizrek;
(Böylece) yükünü senden almadık mı (Hakkani özellikler ile güçlendirmedik mi) ?.
Açıklama;
Gönlü geniş olan yükten kurtuluyor.
Gönlün hakikatına eren benlik yükünden kurtulur. Bu da ancak “gönlümdesin diyenlerin değil, GÖNLÜMSÜN diyenlerin” ve gereğini yaşayanların harcıdır. Allah hepimizi işin lafıyla değil, haliyle yaşatsın. Amin…
16 October 2007 02:20
Gönül Nefs’tir diye düşünüyorum. Ben kelimesiyle işaret ettiğimiz varlık. Aslı Nefs’i küll’dür. Varlığını Rububiyet ruhundan aldığı için dilediğini yapmak ister. Hem yol gösterir, hem yol keser. Bir dem gelir şadi olur bir dem gelir giryan olur. Kudret sıfatını açıga çıkarması sebebi ile iyi kötü güzel çirkin kavramı yoktur. Salt enerjidir. Her ne şekilde kendini seyretmeyi dilerse dilesin tüm farklı algılanışlar bize göredir.
O gönülde açıda çıkanı (rububiyeti itibari ile o birimde ortaya koymayı dilediğini) kusurlu görüp onu yıktın ise bu kıldığın namaz değil.
…
bunca yıl herkesten kaçtın
en sonunda buldum sandın
ansızın içini açtın
yapma dedim yaptın gönül
gözleri senden uzaktı
farkedilmez bir tuzaktı
sana böylesi yasaktı
yapma dedim yaptın gönül
o bir yolcu sen bir hancı
gördüğün en son yalancı
içindeki derin sancı
gitmez dedim kaldı gönül
sen istedin ben dinledim
senden ayrı olmaz dedim
en sonunda ben de sevdim
şimdi beni kurtar gönül
gözlerin bakar da görmez
ellerin tutar da bilmez
gece gündüz farkedilmez
demedim mi sana gönül?
sabahın tam üçündesin
dertlerin en gücündesin
hala onun peşindesin
gitme dedim gittin gönül
böylesi sevdiğin için
bir kör düğüm oldu için
ağlıyorsun için için
demedim mi sana gönül?
sen istedin ben dinledim
senden ayrı olmaz dedim
en sonunda ben de sevdim
şimdi beni kurtar gönül
Fikret Kızılok - Gönül
16 October 2007 15:08
Gönül bir mekandır ensiz, boysuz.. Yeri ‘Lamekan’dadır. Her algıladığını barındırır kendinde. Hiçbir mekana sığmaz olanı bile bulur kendinde biiznillah ile. O öyle nurludur ki, ne doğuya ne batıya nisbetle tanımlanabilir. Tüm sular mürekkeb olsa ağaçlar kalem, onu anlatmaya yetmez. Bunun yorumunu hiç durmadan yazsak ta bitmez.
16 October 2007 16:59
Gönül gönüldür, hani şu hepimizde olan. En çok kırılan, üzülen, zaman zaman da seven, merhamet ve şefkatle dolup taşan, hoşgören..
Gönül “bilinç”tir. (veya şuur ya da akıl)
Zaten bilinç (veya şuur ya da akıl) dışında bir şey yoktur. Nefs diye bilinen de bilinç’tir, ondan ayrı ve farklı bir şey değil..
19 October 2007 17:45
Gönül nedir diye kendi kendime yaklaşık olarak 15-20 dk dır (belkide daha fazla) soruyorum. Bir sürü şey aklıma geldi. Ama aklıma en çok gelen bir tanımdan daha çok bir soru…
Salavat getiriken eller kalplerin olduğu yere götürülür. Ve bu da ‘Peygamberimiz gönlümüzdedir’ şeklinde yorumlanır. Gönül bu bedende kalbin olduğu yerde değilse!! bu yapılan hareket yüzyıllardır anlamsız mı?Yoksa bu hareketin benim bilmediğim başka bir anlamı mı var? Gönül=bilinç dediğimizde, bilincinde beynimizin zihinsel faaliyetelri sonucu oluştuğunu bildiğimize göre..Bu işin içinden nasıl çıkacağız.
20 October 2007 04:54
Gönül Ehli deriz kendinde hakikatı bulmuş zatlat için..
Gönül gözü açık deriz beş duyu kaydından kurtulmuşlar için…
Gönül demek BEN! demek. Kul ile Hak’kın bir olduğudur. Şuur’dur.. Sonsuzluktur, hiçliktir gönül..
TEK’tir Gönül, alemde TEK BİR GÖNÜL vardır..
GÖNÜL’ü dünyada!, maddede, bedeninde arama bulamazsın, çünkü sonsuzluğu yaşayacak olandır o, boyutsaldır.
20 October 2007 10:45
Gönül, “aklın sevenine” verilen addır.
(Ahmed Baki)
yazının tamamı için http://www.ahmedbaki.com/turkce/kitaplar/gulsen/gulsen117.htm
22 October 2007 21:03
Gonul nedir?
Sevdiginin yuzu soldugunda solan yuzundur
Sevdiginin gulen yuzunde gulen yuzundur..
Sevdigin ne ise sende olandir..
Gonul nedir?
Hep sevdigine kosmuslugun
Hep kosarken yetersizligin
Hep yetersizken durmakligin
Hep durmakliginda beklemedigin anda gelmesidir.
Gonul nedir?
Kucuk bir yesil isigina mesud olmaktir.
22 October 2007 22:33
Gönül kelime olarak bile insanın içine aşkı, sevgiyi, samimiyeti, merhameti hissettiren duyguyu ifade eder.
Böyle bir gönülün sahibi olan insan kalbini şuruyla birleştirip birliği yaşayan insandır. Bedensel isteklerinden geçip mutlak BENini yaşar. Kalbi iman nuruyla dolu olarak Muhammedi bakışla alemi seyreder. Ahad olan Allah Muhammed olarak kalp aynasından yansır ve bunu ancak yaşayan bilir.
28 October 2007 07:32
Ah bir de dile getirebilsem (ne mutlu dile getiren ).
Üstadlarima duaciyim.